Birkaç gün önce paylaştığım bir yazıda "Eğer topraklarımızda böyle bir cinayet işlenmişse bundan ABD istihbaratının bilgisinin olmaması mümkün değil" demiştim.
*
Aslında Cemal Kaşıkçı Suudi Arabistan’da istenmeyen bir isim değildi, ta ki, Trump 8 Kasım 2016’daki ABD Başkanlık seçimini kazanana kadar.
*
Bizim olduğumuz gibi, Suudi yönetimi de Obama'dan pek memnun değildi. Özellikle 2015’te İran’la yapılan nükleer anlaşmaya tepkileri vardı. Trump ise İran ile yapılan bu anlaşmanın iptalini vaat ediyor ve Suudi Arabistan’la daha güçlü ilişkiler kuracağına dair mesajlar veriyordu.
*
Cemal Kaşıkçı ise Trump'un Suudi Arabistan hayrında iyi şeyler düşünmediği görüşündeydi. Nitekim Trump seçildikten bir kaç gün sonra Washington Enstitüsinde yaptığı bir konuşmada Trump'u eleştirerek Suudi yönetiminin Trump’a dikkat etmesi gerektiğini söylemiş ve “Suudi Arabistan Trump’la rahat yüzü görmez” demişti.
*
Elbette Kaşıkçı'nın bu sözleri hem Trump ve ekibinin, hem de Trump'ın kontrolüne giren Suudi ekibinin hoşuna giden şeyler değildi.
*
Kaşıkçı, ülkesinde istenmeyen adam olduğunu ve kaleminin öğrenince kendi isteğiyle ABD’ye yerleşti ve Trump’ın sık sık tepki gösterdiği Washington Post’ta yazmaya başladı.
*
Türkçe de "Ayı ile yatağa girilmez" diye bir söz var. Cemal kaşıkçı, Amerika’nın boz ayısıyla ile flört eden Suudi Prens Salman'ın aşkına kurban gitti...