Plâna, projeye ve stratejiye dayanan güzel işlerin yanında, aklı evvel işlerimiz de çok.
*
Örneğin şu poşet meselesi! Alelacele alınmış ilerisi gerisi layıkıyla hesap edilmemiş bir karar.
*
Plâstik atıklarının çevreye verdiği zararı tartışmaya gerek yok. Ancak plastiksel kirlilik poşetle sınırlı da değil.
*
"İlkin poşetten başlayalım" görüşü elbette kabul edilebilir. Ancak böyle bir girişimin önce alt yapısı hazırlamalıydı.
*
Örneğin tabiatta kısa zamanda eriyen malzemelerin üretimi teşvik edilebilirdi. Marketlere, pazarlara, bakkallara fırınlara, eczanelere, şarküterlere ve diğer mal ve hizmet satan iş yerlerine neyi ikâmet edeceklerine dair kapsamlı bir kararname hazırlanabilirdi.
*
Böylece baştan alınacak stratejiye dayalı tedbirlerle plastik atık problemi gündemimizden çıkabilirdi.
*
Ama öyle olmadı! Poşet marketlerle sınırlı tutuldu, yerine ikâmet edilecek materyal belirlenmedi. Marketler de işin günah keçisi ilan edildi.
*
Bir iş adamı arkadaşım vardı. Girişimci, müteşebbis, çalışkan ve cevval bir kişiliğe sahipti. Ancak "göç yolda düzelir" mantığı ile yatırım yapardı. Tabir caizse, akşam rüyasında gördüğü işi sabah yapmaya kalkardı.
*
Konjonktürün doğru geldiği yıllarda oldukça başarılı oldu. Sonra mı? Fiktif karlar sona erip de ekonomimin kuralları piyasaya hâkim olunca battı...