<p>Aslında bölgeye yakınlığım itibarıyla Cizre’ye giderek olaylar hakkında yerinde bilgi alıp, çatışan gruplarla görüştükten sonra bir yazı kaleme almak istiyordum. Ancak orada ikamet eden bir kaç dostum bunun iyi bir fikir olmadığını söyleyerek beni vaz geçmeye ikna ettiler. Yaklaşık bir haftadan bu yana devam eden çatışmalar durmuş değil. Paris’te meydana gelen karikatür krizi sebebiyle gündemin ikinci sırasında yer bulan Cizre olayları, bir çok açıdan değerlendirilmesi gereken ciddi bir hadisedir. Kavganın tarafları HÜDA-PAR (Hizbullah) ve PKK( YDGH) gibi görünse de, ilginç detaylar ve satır araları olduğu muhakkak. Belki de bu kavganın böyle görünmesini isteyen üçüncü hatta dördüncü tarafların da olabilirliği muhtemel gibi görünmektedir.</p><p> SORUN SADECE PARALELCİLER DEĞİL!</p><p> </p><p>Papa ile yaptığı görüşme ile medyanın gündemine gelen , Diyarbakır ile ilgili “çok kültürlü yaşam”a dair projeleri ile bilinen Sur eski Belediye Başkanı Abdullah Demirbaş ile bir telefon görüşmesi yaptım ve Cizre olayları ile ilgili düşüncelerini sordum. Kendisi Diyarbakır’da yaşasa da Cizre olaylarını yakından takip eden ve öncelikli bilgi sahiplerinden zira mensup olduğu “HDP” bu kavganın taraflarından birisi olarak gösterilmektedir.</p><p>Demirbaş, olayların başlama ve devam sürecinde direkt olarak hükümeti suçlamasa da, hükümetin izlemiş olduğu politikalar sebebiyle yegane sorumlu olduğunu söylüyor. Cizre’deki olayların Hatip Dicle’nin Cizre’ye gelerek orada bir basın açıklaması yaptıktan iki saat sonra alevlendiğini, çadır basıldığına ve Nihat’ın öldürüldüğüne dikkat çeken Abdullah Demirbaş, Hükümetin katilleri ve suçluları yargı önüne çıkartması ve güvenliği sağlaması gerektiğini de ekliyor. Abdullah Öcalan ve HDP’nin hükümetle gayet uyumlu bir süreç takip ettiklerini de ekleyen Demirbaş, Öcalan’ın bir kaç gün önce YDGH’lılara yönelik “maske takmayın, molotof atmayın ve olaylara karışmayın” şeklindeki açıklamasına vurgu yaparak, biz çözüm sürecinin bitmesini asla istemeyiz ancak bu saldırıların hedefi hükümettir ve halkımız üzerinden bir hesaplaşma yapılmaktadır, diyerek “Paralel yapılanma” ya atıfta bulunuyor. </p><p>Bölgede İstihbarat savaşı yaşandığına dair duyumlarımdan bahsettiğimde Demirbaş sunları söyledi “ Bununla ilgili bir delil olması gerekir, ancak burada ki olayları tamamen yabancı güçlere veya paralel yapılanmaya yüklemek doğru değildir. Hükümet tek muhataptır ve gereğini yaparak burada yaşanan olayları bastırıp suçluları yargı önüne çıkartmalıdır” diyerek, Parti politikasına uygun benzer açıklamalar yaptı. </p>