Son günlerde yargı cenahındaki Feto tutuklanmaları ve cezalandırmaları iyice rayından çıktı. Bir hakimin tutukladığını bir başkası serbest bırakıyor, başka bir hakim ise serbest bırakan hakimi tutukluyor ve böyle gidiyor...
Bu durum, bize bu tür konularda normal yargı organları yerine ihtisas mahkemelerinin kurulması gerektiğini göstermektedir.
Özellikle devletin güvenliği konularında ihtisas sahibi olan bir yargı organı oluşturulmalıdır. Her türlü telkinlerden azede olmuş olmalıdır. Bu yargı organı mensupları (tarafsız, adil ve iyi hukukçu olmalı) iyi seçilmeli ve tüm ülkede bu konularda tek inceleme merci olmalıdır. Alınan kararlara itiraz mercisi ve yeniden araştırma imkanı da kurulmalı, sanıklara da savunma imkanı verilmeli ve avukat tahsis edilmelidir
Eskiden Devlet Güvenlik Mahkemeleri vardı. Bu mahkemelere benzer devletin varlığına yönelik suçları takip eden bir mahkeme kurulmalıdır.
Yani önüne gelen hakim ve savcı bu konularla ilgilenmemeli, ilgili dosyaları bu mahkemelere havale etmelidir. Bu durum, mahkemenin daha uzmanlaşmasına ve olayları ciddi araştırmasına neden olur.
Mahkemeye emniyet ve istihbarat destek vermeli, suçlananlar ciddi araştırmaya tabi tutulmalıdır.
Birinin şikayet etmesi veya fetoculara selam verdi diye değil, gerçekten örgüt içinde olan veya ihanet içinde olan kişiler belgeleriyle tespit edilmeli, zanni delillere göre hareket etmemelidir.
Şikayet edenler de iyice araştırılmalı, husumet veya başka sebeplerden olabileceği de göz önüne alınmalıdır.
Not
Bizim kültürümüzde de devlet güvenliği konuları Divanı Mezalim adı verilen özel mahkemelerde yapılırdı. Hz. Ömer de güçlü ve nüfuzlu kişileri bizzat yargılardı...