Ülkenin önde gelen gazetelerinden Bild, Erdoğan'ın Eylül ayı içinde gerçekleştireceği ziyaretini Almanya'nın diz çöküşü olarak nitelendirilerek ziyaretin iptalini istedi.

*

Batılı devletler Türkiye'nin gelişip, serpilmesinden ve güçlenmesinden çok rahatsızlar. Bir zamanlar Batı karşısındaki geri kalmışlığımız, çaresizliğimiz içimize dert olmuştu.

*

İçine düştüğümüz o zillet girdabından nasıl çıkacağımızı bilemiyorduk. Tarihimizdeki şanlı ikbal günlerimize bakarak yeniden canlanabilir miydik?

Bu sıkıntıları ruhunun taa derinliklerinde hisseden Akif merhum:

 

"Bir zamanlar biz de millet, hem nasıl milletmişiz:

Gelmişiz dünyâya milleyet nedir öğretmişiz!

Kapkaranlıkken bütün âfâkı insâniyyetin,

Nûr olup fışkırmışız tâ sînesinden zulmetin;

*

Bekâyı hak tanıyan sa'yi bir vazîfe bilir;

Çalış çalış ki bekâ sa'y olursa hakkedilir."

**

Dilenci mevki'i, milletlerin içinde yerin!

Ne zevki var, bana anlat bu ömr-i derbederin?

Şimâle doğru gidersin: Soğuk bir istikbâl,

Cenûba niyyet edersin: Açık bir istiskâl!

*

"Aman Grey! Bize senden olur olursa meded...

Kuzum Puankare! Bittik... İnâyet et, kerem et!"

Dedikçe sen, dediler karşıdan: "İnâyet ola"

Dilencilikle siyâset döner mi, hey budala?

*

Siyâsetin kanı: Servet, hayâtı: Satvettir,

Zebûn-küş, Avrupa bir hak tanır ki: Kuvvettir.

Donanma, ordu yürürken muzafferen ileri,

Üzengi öpmeye hasretti Garb'ın elçileri!"

diye içini döküp ah çekiyordu

*

Allah'a şükürler olsun ki milletlerin içinde dilenci mevkiinden kurtulduk. Artık Aman Grey! Bize senden olur olursa meded...

Kuzum Puankare! Bittik... İnâyet et, kerem et!" diye kefereden merhamet dilenmiyoruz.

*

Kefere Erdoğan'ı işte bunun istemiyor. Erdoğan son 16 yılda Türkiye'nin makus talihini çevirerek Batı karşısında bu devletin iade-i itibarını sağladı.