Bizim kültürümüzde; âlimlerin meclisleri, dergahlar medreseler ve camiler kulüplerimizdir. Sık sık buralara takılmamız gerekir.

Günümüz batıda sosyal kulüpler bulunmaktadır. Her kes, konum ve seviyesine göre bu kulüplere üye olur, buradaki aktivitelere katılır eğlenir.

Bizim sosyal kulüplerimiz dergahlar, medreseler ve camilerdir. Bu nedenle bu kulüplerimizi tekrar canlandırmamız ve sosyal fonksiyonlarını tekrar kazandırmamız gerekir.

Buraları canlandırdığımızda genç bireylerin kaybolmalarını engellemiş oluruz.

 

Bugün sosyetik gençler diskoya gidip müzik eşliğinde cezbeye gelmesi (trans olması) modernlik olarak yansıtılıp övülüyor, ama dergâhlarda zikrin coşkusuyla cezbeye gelen insanlar öcü gibi gösteriliyorsa bir korku var demektir. (tabi ki şeriata aykırı olmamak koşuluyla)

Sosyal kulüplerimizi canlandırmalıyız. Buraları tekrar ihya etmeliyiz.

Bu mekanları günümüzün imkanlarını da kullanarak cazip hale getirebiliriz...

 

VİCDAN

Vicdan sanıp dinlediğimiz, nefsimizin sesi olmasın....

Ölçümüz olmazsa nefis vicdan adıyla bizi hâkimiyeti altına alabilir..

 

PSİKOLOJİK DANIŞMANLAR

Günümüz Müslüman gençliği psikolojik danışmanlardan medet umarken,

Ebeveynleri de aile danışmanlarının kliniklerinden çıkmaz oldu...

Tabi ki meşayihleri ve ulemayı bırakırsak modernizim bize onların yerine başka meşayihleri ve ulemayı yerleştirir...

 

HEDOİZİM

Yeni nesil muhafazakar gençlik hedoizmin dibine kadar batmış durumda..

Babalarının kurduğu saltanatın bedellerini bilmeyen, çile çekmemiş, üzüntü ve sıkıntı yaşamamış bir gençlik...

Zevkin, cinselliğin ve yiyeceğin en dibini yaşayan bu gençlik, ibadeti camiye, günahları Mekke'ye hapsetmiş...

 

Bu gençlik artık dizginlenmeli... Yeni hükümetten bunu bekliyoruz.