Bismillah her hayrın başıdır.
Ben nefsimi herkesten ziyade nasihata muhtaç görüyorum.
Herşey, Cenab-ı Hakk'ın takdiriyledir.
Sizin herşey'iniz muhafaza ediliyor. Her ameliniz yazılmıştır.
Şu âlemde mü'minin mü'mine karşı en büyük yardımı dua iledir.
Kabir var, hiç kimse inkâr edemez.
Ey arkadaş! İnsan da başıboş, serseri, sahibsiz bir hayvan değildir.
Cesed-i insan; havaya, suya, gıdaya muhtaç olduğu gibi, ruh-u insan da namaza muhtaçtır.
Zulme rıza zulümdür; tarafdar olsa, zâlim olur.
Dinleyen söyleyenden daha iyi anlar.
Cenab-ı Hakk'ın rızası ihlas ile kazanılır.
Allah'a tevekkül edene Allah kâfidir.
Nasihat istersen, ölüm yeter
Hastalık, sabun gibi, günahların kirlerini yıkar, temizler.
Nefsini ıslah etmeyen, başkasını ıslah edemez.
Sen başıboş olmadığın gibi, bu hâdiseler de başıboş olamazlar.
Acaba sırf dünya için mi yaratılmışsın ki, bütün vaktini ona sarfediyorsun!
Dünya seyyar bir ticaretgâhtır. Öyle ise alış-verişini yap, gel.
Evet bir incir çekirdeğinden koca bir incir ağacını ve ince bir sap ile koca bir kavunu bağlayıp çıkaran kudrete hiç bir şey ağır gelmez.
Zamanın geçti kabirden başka mekânın var mı?
Ömür kuşu da şimşek gibi geçmekte olup, seni kabir yuvasında hemen hemen nerede ise yumurtlamak üzeredir.
Şimdiden görüyorum ki: Yakın bir zamanda ben kefenimi giydim, tabutuma bindim, dostlarımla veda eyledim.
Ömür sermayesi pek azdır. Lüzumlu işler pek çoktur.
Misafir olan kimse, beraberce getiremediği bir şeye kalbini bağlamaz.
Dost istersen Allah yeter. Evet o dost ise, herşey dosttur.
"Lezzetleri tahrib edip acılaştıran ölümü çok zikrediniz."
Kabre gideceğini bil, öyle hazırlan.
Lezzetlerin zevalinden sonra kalan dumanları, günahlarıdır.
Zarara rızasıyla girene merhamet edilmez ve lâyık değildir.
İnsan, şu dünyaya bir memur ve misafir olarak gönderilmiş..
Kadınlar yuvalarından çıkıp beşeri yoldan çıkarmış, yuvalarına dönmeli.
Gördüm ki, ben bir yolcuyum. Uzun bir yola gidiyorum, yani gönderiliyorum. Söz
Ahbabın gittikleri âlem karanlıklı değil, yalnız yerlerini değiştirdiler; yine görüşeceksiniz.
Merdane kabre bak, dinle ne taleb eder.
Kanaat eden, iktisad eder; iktisad eden, bereket bulur.
Hakikî ömrünü, bulunduğun gün bil.
Şükürde bir zahmet yoktur. Bilakis nimetin lezzetini arttırır.
Müslüman olduğumuza şükretmeliyiz.
(Ölüm) ile cesed dağılır, ruh bâki kalır.
Ölümün hakikatını gören kâmil insanlar, ölümü sevmişler. Daha ölüm gelmeden ölmek istemişler.
Senin vücudun taştan, demirden değildir.
Yalnız ve yalnız Allah rızası için çalış
Hayat-ı ebediye burada kazanılacaktır.
Helâl dairesi geniştir, keyfe kâfi gelir. Harama girmeye hiç lüzum yoktur.
İbrahim Halil ŞİMŞEK