<p>Kurt siyasetçidir Celal Doğan, şimdilerde hem kurt hem de “Kürt” siyasetçiyi oynuyor. Gaziantep basınında Celal Doğan’ın HDP’den aday olacağını ilk olarak “Referans” gazetesi gündeme getirmişti. Açıkça itiraf etmeliyim ki, haberin kaynağı da bendim. Derin bir istihbarat ağım bulunmamaktadır, yani “Baransu” ya da “ Emre Uslu” gibi valizler dolusu evrak ve arşiv depom yoktur benim. Sadece bir öngörüydü benimkisi ve o günlerde “kem, küm, miş muş” gibilerinden garip serzenişler de bulunan Celal Doğan’ın bunca zaman ortalıkta görünmeyip, tam da seçim arifesinde ortaya çıkmasını pek hayra yormadığımdan dır belki, belki de siyasetin doğası hakkında yirmi yılı aşkın bir tecrübeden yola çıkarak Sayın Celal Doğan’ın gözünü, bu sıralar yıldızı parlayan ve barajı aşmasına “ yüksek ihtimal dahilidir” denilen HDP’ye diktiğini farkettim. Dedim ya sadece bir tahmindi bu.</p><p>Celal Doğan’ın yıllar önce, 12 Eylül darbesinden sonra bir dergi mülakatında sarfettiği şu sözleri çok manidar ve “pragmatist” bulmuşumdur. Kendisini ve Eski Cumhurbaşkanı Sayın Süleyman Demirel’i de kastederek “ Biz darbelerde Zincirbozan’a, Demokrasilerde de bir yerlere geliriz” Belli ki Celal Doğan Milletvekili olmayı özlemiş, ömrünün geri kalan kısmını TBMM çatısı altında devam ettirmeyi düşünüyor. Benim buna en küçük bir itirazım olamaz...dı! Eğer CHP’den, yahut MHP’den, veya Haydar Baş’ın Parti’sinden olsaydı. Celal ağaya vekillik yakışırdı.</p><p>Ancak söz konusu HDP olduğunda kafam karıştı. Bilindiği üzere yıllarını CHP gibi bir sistem Parti’sinin üst sıralarında geçiren, Bülent Ecevit merhumdan, Deniz Baykal’a varıncaya kadar tüm Genel Başkan’ların gözdesi olmuş ve hayatının tümünde bu Parti’nin her yerinde at koşturan “sisteme göbeğinden bağlı” bir “kurt” siyasetçi, “yaşı yetmiş, işi bitmiş” döneminde neden “Kürt siyasetçi” olmak istesin ki?...</p><p>HDP Gaziantep’te iddialı bir konumda. Yaklaşık Dörtyüzbin civarında yalnızca Şanlıurfa’lının yaşadığı ve Kürt nüfusun en yoğun yaşadığı bir kenttir Gaziantep. 30 Mart Yerel seçimlerinde başarılı bir seçim kampanyası yürüten HDP, Büyükşehirde aday gösterdiği Sayın Abdullah Demirbaş’ın sempatik ve barışçıl söylemleriyle birlikte ciddi bir potansiyel elde etti. Demirbaş eğitimci kökenli ve Gaziantep’te uzun yıllar görev yapan birisi, dolayısıyla şehrin dilinden anlayan bir siyasetçi. Özellikle basınla güzel diyalog geliştirdi. Bir basın toplantısına ben de katılmıştım. Konuştukça kendisine hayran bırakan bir üslup ve bir o kadar da donanım sahibi birisi.</p><p>HDP 30 Mart seçimlerinde topladığı sempatiyi Celal Doğan’ın ismine kurban etmemeli. İktidar olduğu zamanlarda Kürt sorununun “hayvanat bahçesi” kadar bile gündeminde yer bulmadığı Celal Doğan’ın, Milletvekili olma arzusunu gerçekleştirmek için pragmatist bir hamle yaptığını farketmemek büyük bir zaaf olur. Sayın Doğan’ın HDP’yi seçmesi “Kürt meselesine katkı sunmak” türünden basit söylemlerle geçiştirilecek bir tercih meselesi olmadığı açıktır. Aksine, bu durum, malını satacak pazar bulamayan bir işportacının düştüğü komik durumdan öte bir şey değildir. HDP yakın gelecekte Türkiye’nin, iktidar Parti’si olamasa bile, en ciddi ve en büyük muhalefet Parti’si olma yolunda başarılı bir yürüyüş yapmaktadır. Bu yürüyüşte eskimiş ve pörsümüş politikacıların vereceği desteğe ihtiyacı yoktur. Bunun yerine Abdullah Demirbaş gibi vizyon sahibi, demokrasiyi özümsemiş, şeffaf ve ne istediğini bilen, en önemlisi halkın ne istediğini anlayan siyasetçilere şans tanımalıdır HDP... </p>