<p> </p><p>Eminim ülkemizde bunun ne anlama geldiğini dahi bilmeyen milyonlarca insan vardır ve onlara bu soruyu yönelttiğinizde çeşitli cevaplar alabilirsiniz, “evet, hayır, belki” türünden çok çeşitli cevaplar.</p><p>Konuyu açayım biraz, “antisemitizm” en bilinen manası ile, Yahudi düşmanlığı anlamına gelen bir kelimedir . Şimdi, bu suali bu şekli ile sorduğunuz taktir de işin rengi bir anda değişiverecektir. İsrail’in, Filistin topraklarında, Dünyanın gözü önünde yaptığı katliamları, vahşeti film seyreder gibi seyreden Dünya halkları çeşitli tepkiler vermeye devam ediyor, ancak İsrail terör örgütünün katliamları da devam ediyor. Dünya’nın egemen güçleri olan ABD ve AB ülkeleri hiç olmadığı kadar tarafgir ve İsrail’in yaptığı vahşetleri onaylayan, hatta destek veren açıklamalar yapmaya devam ettikçe, İsrail, bombalarının sayısını artırıyor ve vahşetine her gün bir yenisini ekleyerek devam ediyor. Yüzlerce parçalanmış çocuk cesedini bir arada ve bu kadar parçalanmış halde hiç görmemiştir eminim ki insanlık. Zalimlikte ekol sayılan “Nemrut” dahi vahşette bir sınır ve ilke sahibiydi zira o sadece erkek çocukları öldürtürdü ve kendi saltanatını korumak gibi bir gerekçesi vardı. Maalesef günümüz barbarı ve en yavşak terör örgütü olan İsrail, cinayetlerini işlerken kız erkek diye ayırım da yapmıyor, öldürmek için karşısındakinin Müslüman çocuğu olması yetiyor.</p><p>ABD ve AB gibi, haçlı ittifakının tetikçisi ve kiralık katili pozisyonunda olan İsrail terör örgütü, sadece Filistin topraklarında çocukları katletmekle kalmayıp, diğer İslam beldelerinde de huzuru azami baltalayabilmek adına, kendisine taşeron örgütler bularak, zulmünü tüm Ortadoğu’ya ihraç ediyor. İşid gibi, el kaide gibi, boko haram gibi onlarca, adı Müslüman ama eylemleri tamamen ”zulüm ve yezidi” olan kiralık katiller sürüsünü finanse ve organize ederek, tüm İslam coğrafyasını kan, şiddet ve ölüm sarmalı içerisinde kıvrandırmaktadır.</p><p>Peki İsrail bunu niye yapmaktadır?, “arzı mevud” mu?. Hayır…</p><p>İsrail’in yaptığı bu katliamların hiçbir sebebi yoktur!. Belki garip gelecek ama, bana göre gerçek şu ki, İsrail, milletlerin en korkağı ve insanların en aşağılık bir çakma türüdür, yani “emitasyon” insan türüdür. Bütün cinayetlerini zevk için ve insanlığın gözüne baka, baka yapmaktadır. Dört yaşında ki bir çocuğu parçalamanın bundan başka hiçbir izahı olamaz. Kim bir çocuktan korkar ki? onu kendi ülke güvenliği için bir tehdit olarak görebilir ki?. Bu hasta ve lanetli bir hastalıktır ve bu kavim insanlığın en büyük düşmanıdır ve olmaya da devam ediyor.</p><p>Aslında bütün Dünya’da biliyor ki, Hamas’ın attığı üç beş teneke roket İsrail’in güvenliğini asla tehdit edemez. Egemen güçlerin bu coğrafya ile ilgili yeni bir harita dizaynı ile karşı karşıya olduğumuz aşikar. Zira yapılan şey dün Bosna’da olduğu gibi bir “soykırım” ve yıldırma, korkutma ve kaçırma politikasıdır. Bu cinayetleri İsrail tek başına işlemiyor, zaten hadisenin en can alıcı yönü de bu değil midir?. An itibarı ile 1600 sivil insan katlediliyorsa ve bunların en az yarısı kadın ve çocuklardan oluşuyorsa ve egemen güçler hala “ İsrail’in savunma hakkı” gibi deli saçması şeyler zırvalayıp duruyorlarsa, burada başka, bambaşka hesapların olduğu gözden kaçmıyor. Ne demiştik? , İsrail bu güçlerin tetikçisi ve zevk için öldüren bir katiller güruhundan başka bir şey değil, amaçsızca öldüren , beyni öldürmekten başka bir şeye çalışmayan ve kötülüklerin anası bir topluluktur bu örgüt. Bu bölgede ayakta kalabilen tek ülke olan Türkiye’yi savaşa çekebilmek için çeşitli yollara başvuran egemenler, bunu başaramadılar ve şu anda sınırsız bir vahşeti, yanı başımızda, gözümüzün içine baka, baka yapıyorlar. Bu yan odada mahreminize tecavüz edilmekten farksız bir duygudur ve yaşadığımız hal aynen budur. Evet, Filistin’de öldürülen, parçalanan her çocuk , ırzımıza bir değil bin defa geçilmesidir.</p><p>Bunu yapan katiller ve işbirlikçileri bunun farkındalar ve özellikle yapmaktadırlar. Bu iş için en uygun ırk olan “Yahudileri” kiraladılar ve tek amaçları Türkiye’yi bu sarmalın içerisine çekerek, bilmem kaçıncı “haçlı” seferlerini uygulayabilmek ve Müslüman coğrafya’yı topyekun temizlemek hevesindeler.</p><p>Elbette ülkemiz bu oyuna gelmeyecektir, biz biliyoruz ki “Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır”. Elbette bunun bir rövanşı olacaktır ve o gün çok şiddetli olacaktır. Kendi namı hesabıma “en az yüz tane İsrail askeri öldürmek istiyorum”. Bu beni antisemitist yapıyorsa evet kabul ediyorum “ben bir antisemitistim”, ayrıca şunu da söylemeliyim ki, hayatım boyunca üç beş hamam böceği dışında bilerek hiçbir canlıyı öldürmedim, karıncaları gördüğümde ezmemek için yolumu değiştiririm, ancak son yirmi gündür gördüğüm vahşet karşısında karşıma çıkacak olan “ ilk İsrail askerini büyük bir memnuniyetle öldürebilirim”…</p><p>Bu benim ruh halim, evet ben bir yazarım, kalemimden başka silah taşımadım ve taşımayacağımda, savaşlardan nefret ediyorum. Hemen, hemen tüm yazılarımda savaşın değil, barışın dilini konuşan birisiyim ancak işlenen bu şen’i cinayetler karşısında o kadar çok birikmişlerim var ki, İlahi adalete olan özlemim öyle arttı ki. İşte, içimden geçen duygularımın topografyasıdır bu. Şimdi, İsrail’in bu cinayetlerine şahit olan sokaktaki insana yeniden soralım isterseniz ve Dünya üzerinde yaşayan, ezilen tüm “esmer” ırka! “siz antisemitist değil misiniz” o ne ki?, belirginleştirelim o zaman ve tekrar soralım, “ siz Yahudi düşmanı değil misiniz?...</p><p> </p><p> </p><p> </p>