<p>Koalisyon güçleri ve Kuzey Irak yönetimi tarafından bastırılmaya çalışılan İŞİD unsurları, Irak üzerindeki mevzilerinin bir çoğunu terk etmek zorunda bırakıldı.Özellikle petrol kuyularının bulunduğu, Musul ve Kerkük gibi şehirlerden püskürtülen örgüt, Suriyenin güneyinde halen elinde bulundurduğu ve güvenli bölge olarak baktığı kasaba ve köylerde kümelenmiş vaziyette.</p><p> </p><p>Esed yönetimi ile yeniden anlaşan İŞİD, muhalif grupların “ahrarur şam” çatısı altında birleşmesinden dolayı son derece tedirgin. Büyük bölümü muhaliflerin elinde bulunan Halep ve civarında, Esed güçlerinin hava saldırıları sonrası kara saldırıları düzenleyerek siviller üzerinde öldürme ve yıldırma eylemlerini sürdürerek, bölgeyi kontrol altına almaya çalışsa da, bunu başarabilecek potansiyele sahip değil.</p><p> </p><p>En başından beri yabancı güçlerin bir “projesi” olarak ortaya çıkan İŞİD terör örgütünde ciddi çözülmeler başladığı bilgileri gelmektedir. İçerisinde yer alan yabancı savaşçıların ülkelerinden çıkmaları ve bölgeye intikal edebilmelerinin önünün alınması konusunda Türk hükümetinin Avrupa ülkelerine yaptığı uyarılar, bu ülkelerin oyunlarını bozsa da, örgütle ilgili gizli yakınlıklarının kamuoyunda deşifre olmasını istemediklerinden olsa gerek, an itibarıyla bu örgüt militanlarının ülkeleri dışına çıkmaları zorlaştırıldı.</p><p> </p><p>Türkiye’den katılımlar ise eski yoğunluğunda değil. Kürt kökenli vatandaşların daha fazla katılım gösterdiği İŞİD, bir çok TC vatandaşının başlarda yoğun katılımına sahne olurken, örgütün bölgede işlediği vahşi cinayetler ve amaçsız saldırıları sonrasında , İslam ile hiçbir alakasının olmadığı gerçeği geçte olsa, bu örgüt içerisinde “İslami hassasiyetleri” dolayısıyla bulunan militanlar tarafından anlaşıldı.</p><p> </p><p>Örgüte katılan militanların bir bölümü ise para ve macera arayan tiplerden oluşmaktadır ki, en tehlikeli grupları bunlardır. Sosyolojik açıdan bakıldığında “varoş” semtlerde hayata tutunamayan ezik tiplerin oluşturduğu bu kısmın İslami herhangi bir endişesi olmadığı gibi, insani etik anlayışlarda bulunmamaktadır. Genellikle “psikopat” tiplerden oluşan bu grubun hiçbir kuralı ve bağlı bulunduğu kaideleri yok.</p><p> </p><p>İŞİD en vahşi cinayetlerini bu gruba rahatlıkla işlettirebiliyor, hatta bu gruba ait kişiler bunu gönüllü ve zevk alarak yapıyorlar. Batman, Siirt, Diyarbakır, Van, Mardin, Şanlıurfa ve Gaziantep başta olmak üzere “Sünni” lerin yoğunluklu yaşadığı bölgelerden katılımlar olmaktaydı. Ancak gelinen noktada bu katılımlar yok denecek kadar az sayıda seyrediyor. Bunun sebebi ise, bir çoklarının savaşta ölmeleri ya da kimlikleri deşifre olduğu için geriye dönüş yapamamalardır. Bu sebepten dolayı bölgeyle bağlantısı kesilen örgüt yeni katılımlar gerçekleştirebilecek kandıracak insan bulamamaktadır.</p><p> </p><p>Aslında bu örgüte katılanların, daha öncede “El Kaide ve Taliban” ile bağlantılarının olduğu bilinmektedir. Yani bunlar seyyah ve gezici bir grup. Hayatların savaşarak ve kan dökerek devam ettirmeye adapte etmiş “radikal” düşünceye sahip ve bunları dini bir terimle ifade etmek gerekirse “harici” olarak adlandırabileceğimiz “selefi” gruplardır.</p><p> </p><p>Afganistan ve Bosna’da savaşmış bir çoğu ve profesyonel savaşçılar. 90 lı yıllarda birer “mücahid” olan bu insanların İŞİD ve diğer vahşet örgütleriyle yollarının kesişmesi bir tesadüf değil, bilakis, başta ABD olmak üzere, Almanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkelerin İslam ülkelerin üzerinde yaptıkları kanlı oyunlar ve dizayn çabalarının sonucunda bir tepki sonucu olmuştur. Sonuç olarak İŞİD Emperyalist haçlı ve Siyonist İsrail’in, bölge üzerindeki kirli emellerini kolaylaştırmak için ürettikleri bir “proje” den başka bir şey değildir. Dünya kamuoyunun gündeminden yavaş yavaş çekilmekte olan örgüt, misyonunu tamamlamak üzeredir. Bölgeyi bir kan gölü ve kaos sarmalına çeviren örgütün asıl görevi de zaten buydu ve bunu başardı. Bölgede, yıllardır “büyük şeytan” olarak tanımlanan ABD’nin geçtiğimiz aylarda Kobani’ye giden peşmergeler tarafından “biji serok Obama” şeklinde taltif edilmesi bu gerçeği gözler önüne sermektedir.</p><p>Zira Obama ve ABD’ye övgüde bulunanların hiç birisinin aklına “İŞİD’i üreten ve onu imal eden gücün yine ABD olduğu” gelmemektedir!...</p><p> </p>