<p>Seçim çalışmaları çok heyecansız ve zevksiz geçiyor. Partilerin hemen hemen tümünde “zorlama” bir hareketlilik hakim.</p><p>Bu seçime “meclise girmeden olmaz” sloganıyla giren SP ve BBP anlaşarak “Milli İttifak” çatısı altında birleştiler. Ortaklaşa yayınladıkları seçim beyannamesinde iç ve dış politika konusunda ciddi iddiaları var. Bununla birlikte ekonomi ve gelir dağılımının eşit paylaşımı hakkındaki söylemleri kulağa çok hoş geliyor. Bu ülkenin en büyük handikaplarından birisi olan “adil paylaşım” konusu, her seçim döneminde, tüm siyasi partilerin ortak “argümanıdır”. Ancak bu konuda muvaffakiyet gösterebilen tek Parti, merhum Erbakan’ın liderliğini yaptığı “Refahyol” iktidarı olmuştur.</p><p>Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun destekleyerek güvenoyu almasını sağladığı “Refahyol” hükümeti, göreve gelir gelmez, enflasyon canavarının ezici gücü altında eriyip giden memur ve işçi maaşlarını %100 oranında tarihi bir zam yaparak yaşanabilir düzeye getirmişti. Dış politikada ise “D8” projesini gündemine alarak “anti emperyalist” bir tutum sergileyen merhum Erbakan, egemen güçlerin hedefi haline gelmiş ve her kesin bildiği gibi çeşitli entrikalar çeviren “vesayet” kurumları tarafından 28 Şubat darbesi yapılmak suretiyle iktidarına son verilmişti.</p><p>Bir konuyu tashih etmek gerekir ki, bana göre çok önemli bir husus arz etmektedir. 28 Şubat darbesi mağduriyeti edebiyatı yapan tüm partiler, bunu kendi politik söylemlerine kılıf yapmaktadırlar. Özellikle kamuoyunda prim yapan “mazlumiyet” olgusunu, siyasi hedeflerine ulaşabilmek adına “pragmatist” bir yaklaşımla kullanan tüm partiler bilmelidir ki, 28 Şubat “Refah-yol” iktidarına yönelik, yani Merhum Necmettin Erbakan’ın bizzat şahsına, fikirlerine, ideolojisine ve iktidarına yönelik yapılmış bir “darbe” idi. Bu konuyu suistimal ederek kamuoyundan oy toplayan Partiler bu yönüyle adil davranmamaktadır. Zira başkalarının yaşadığı mazlumiyetten “siyasi rant” elde etmeye çalışmak en hafif tabiriyle “etik” değildir.</p><p>Milli ittifak oluşumunun bir diğer hususiyeti ise, Merhum Yazıcıoğlu’nunda tıpkı Merhum Erbakan gibi 28 Şubat mağduru olduğu, hatta, resmen ıspatlanamasa bile kamu vicdanında, doğal yollardan ölmediği, yani şehit edildiği kanaati yoğunluktadır. İki merhum liderin partilerinin ortak bir uzlaşıyla oluşturduğu “Milli İttifak” bu seçimler için bir hayli çaba sarf etmektedir. Gaziantep yerelinde “İhsan Kaya” nın 1. Sıra Milletvekili adayı olduğu Milli İttifak, onun öncülüğünde çalışmalarını yürütmektedir. İhsan Kaya geçmiş yıllardan beri BBP’de siyaset yapan, Merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun asli ekibinden bir isim, halk cihetinde karşılığı olan birisi ve siyasete hiçte yabancı değil. Diğer taraftan Mehmet Karalar SP Gaziantep İl Başkanlığı görevini yıllardır başarıyla ve sabırla sürdüren birisi, oda İhsan Kaya gibi siyasete hakim ve tabanda karşılığı olan birisi. İki kurt politikacının öncülüğünde yürütülüyor Gaziantep seçim kampanyası.</p><p>Bu seçim bir sürpriz yaşayabilir miyiz diye sorarsanız? Neden olmasın, 1994 te dönemin Refah Partisi, 28 ildeBelediye Başkanlığını kazanarak büyük bir sürpriz yapmamışmıydı? Aynı başarıyı neden tekrarlamasın? Bence bu seçim her şeye gebedir. Biz entelektüel aydın ve yazarlar, bu seçimde “HDP” yi sürekli konuşup, seçim sonuçlarını bu Parti’nin barajı geçip geçmemesi tayin eder, şeklinde yorumlar yaparken, “Milli ittifakın” ne tür bir sürpriz yapabileceğini hiç hesaba katmıyoruz! Tıpkı 1994 yerel seçimlerinde “RP” nin başarabileceğini hesaba katmayanlar gibi!...</p>