Tartışmaların merkezinde yer alan bu isimle ilgili tarihsel arka planı ve yargılama sürecini, resmi kayıtlar ve akademik kaynaklarda yer alan bilgiler çerçevesinde derledik.
İskilipli Atıf Hoca kimdir?
İskilipli Mehmet Atıf, kaynaklarda genellikle İskilipli Atıf Hoca adıyla anılır. 1875 veya 1876 yılında Çorum’un Bayat ilçesine bağlı Toyhane köyünde dünyaya geldi. Küçük yaşta yetim kalan Atıf Hoca, klasik medrese eğitimi aldı ve genç yaşlarda İstanbul’a giderek eğitimini burada sürdürdü.
1900’lü yılların başından itibaren İstanbul’da müderrislik yaptı, çeşitli medreselerde dersler verdi ve dini içerikli eserler kaleme aldı. Osmanlı Devleti’nin son döneminde yetişmiş din âlimlerinden biri olarak tanınan Atıf Hoca, Cumhuriyet’in ilanı sonrası yaşanan köklü siyasal ve toplumsal dönüşümlerle birlikte en çok tartışılan figürlerden biri hâline geldi.
İskilipli Atıf Hoca aslen nerelidir?
İskilipli Atıf Hoca, Çorum’un Bayat ilçesine bağlı Toyhane köyünde doğmuştur. Ancak eğitim hayatının önemli bir bölümünü İskilip’te geçirmesi ve burada tanınması sebebiyle kamuoyunda “İskilipli” lakabıyla anılmıştır.
İskilipli Atıf Hoca hangi eserleriyle tanınır?
İskilipli Atıf Hoca’nın en çok bilinen ve yargılama sürecinin de merkezinde yer alan eseri “Frenk Mukallitliği ve Şapka” adlı risaledir.
Bu risalede, Müslüman toplumların Batı kültürünü ve özellikle kıyafet anlayışını taklit etmemesi gerektiğini savunur. Metin, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yürürlüğe giren modernleşme ve kıyafet düzenlemeleriyle doğrudan ilişkilendirilmiş, özellikle kamuoyunda büyük tartışmalara neden olmuştur.
İskilipli Atıf Hoca neden idam edildi?
İskilipli Atıf Hoca’nın idam edilme nedeni, Türkiye’de uzun yıllardır tartışılan ve farklı yorumlara konu olan başlıklardan biridir. Kamuoyunda yaygın olarak dile getirilen “Şapka Kanunu’na karşı çıktığı için asıldı” iddiası, süreci tek başına açıklamak için yeterli değildir.
Atıf Hoca’nın yargılandığı dosyada birden fazla başlık yer almaktadır.
Şapka Kanunu ve risale dosyası
Cumhuriyet’in ilanından sonra 25 Kasım 1925 tarihinde yürürlüğe giren Şapka İktisası Hakkında Kanun, dönemin en çok tartışılan düzenlemelerinden biri olmuştur.
İskilipli Atıf Hoca, söz konusu düzenlemenin ardından, daha önce kaleme aldığı “Frenk Mukallitliği ve Şapka” adlı risalesi nedeniyle Ankara’da yargılandı. Yargılama süreci Ankara İstiklal Mahkemesi tarafından yürütüldü.
Mahkeme, risalenin içeriğinin halkı yeni kanunlara karşı kışkırtıcı nitelikte olduğu kanaatine vardı.
Milli Mücadele karşıtlığı iddiaları ve cemiyet bağlantısı
İskilipli Atıf Hoca hakkındaki yargılamanın en kritik boyutunu ise, geçmişte yer aldığı Teâlî-i İslâm Cemiyeti üzerinden yürütülen iddialar oluşturdu.
Teâlî-i İslâm Cemiyeti, Milli Mücadele yıllarında İstanbul’da faaliyet gösteren dini ağırlıklı yapılardan biri olarak biliniyordu. Cemiyetin adı, Anadolu’daki direniş hareketine karşı sert ifadeler içeren bir beyannameyle anıldı. Bu bildirinin dönemin koşullarında Anadolu’ya ulaştırıldığı ve propaganda amacıyla kullanıldığı, yargılama dosyalarında yer alan bilgiler arasında bulunuyor.
İskilipli Atıf Hoca’nın bu cemiyetin başkanlığı görevinde bulunmuş olması, mahkeme sürecinde “Milli Mücadele’ye karşı faaliyet yürütmek” ve “devlet aleyhine hareket etmek” suçlamalarının güçlenmesine neden oldu.
İskilipli Atıf Hoca hangi tarihte idam edildi?
Yargılama süreci sonunda İskilipli Atıf Hoca, 4 Şubat 1926 tarihinde Ankara’da idam edildi.
Bu karar, yalnızca kıyafet düzenlemeleri ve risale meselesiyle değil, Milli Mücadele dönemine ilişkin faaliyetler ve cemiyet bağlantılarıyla birlikte değerlendirilerek verildi.
Şapka Kanunu nedeniyle mi idam edildi?
Tarihçiler ve hukukçuların önemli bir bölümü, Atıf Hoca’nın idamının yalnızca Şapka Kanunu’na muhalefet gerekçesiyle açıklanamayacağını vurguluyor. Dosyada, hem risale üzerinden yürütülen halkı kışkırtma iddiası hem de Teâlî-i İslâm Cemiyeti ile bağlantılı olarak Milli Mücadele karşıtı faaliyetler birlikte ele alınmıştır.
Bu nedenle İskilipli Atıf Hoca’nın idamı, Cumhuriyet’in ilk yıllarında devletin iç güvenlik ve siyasal bütünlük hassasiyetleri çerçevesinde değerlendirilmesi gereken çok boyutlu bir yargılama süreci olarak kabul edilmektedir.
Günümüzde İskilipli Atıf Hoca neden yeniden gündemde?
Yeni İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi’nin paylaşımlarında İskilipli Atıf Hoca’ya atıfta bulunulması, Cumhuriyet tarihi, modernleşme politikaları ve Milli Mücadele dönemi tartışmalarını yeniden kamuoyunun gündemine taşıdı.
Özellikle sosyal medya üzerinden yürüyen tartışmalarda, İskilipli Atıf Hoca’nın tarihsel konumu, idam gerekçeleri ve Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki yargı uygulamaları yeniden sorgulanıyor.





