İyi insan olmak için, kimseye fenalık etmemek yetmez, iyilik etmesini de bilmemiz gerek
Günlük hayatımızda bilerek ya da bilmeyerek birçok iyilik yaparız. İyilik hamuru temiz, saf bir mayanın ürünüdür. Yüreğinde güzel bir kalp bulunan insan iyiliğe programlanmıştır. Gerek örf adetlerimiz, gerek dinimiz gerekse evrensel değerler iyiliğin insan hayatında özellikle de toplum düzeninde vazgeçilmez bir yeri olduğu aşikardır.
Dünya zıtlıklar üzerine yaratılmıştır. Geceyi gündüze, erkeği, kadına, yaşamı ölüme kavuşturan allah iyiliğin yanına kötülüğü de koymuştur. Önümüzdeki bu yol ayrımında seçim bize kalır. Tarihin zaman olarak geçse de mana olarak yüreğimizdeki şimdiki zamanında Hz Muhammed’in yanında olmak da Ebu Cehilin safında olmak da elimizdedir. Birisi Müslümanların “anam babam sana kurban olsun “dediği alemlere rahman olan peygamber birisi küfrün batağında Ebu Cehiller.
İnsan ömrünün sınırlı olduğunu doğan bir insanın en büyük kaderinin ölüm olduğu bir evrende yaşamanın bir amacı olması gerektiğini iyi bilmeliyiz. Bu amaç iyi bir insan olmaktan başkası değildir. Hayatta her zaman iyi niyetli ve iyi bir insan olmalıyız. Allah insanlara o kadar çok ibret gösterir ki. Ders almak lazım. İnsan öldüğü zaman yanında sadece yaptığı ibadetler ve iyilikler olacaktır. Ve unutmayalım ki bir toplumu mutlu yapan şey insanların birbirine iyilik yaptığı bir ortamdır.
İyilik insanlara karşı yapılan olumlu davranışlardır. Bu olumlu davranışlar sadece görünüşteki davranıştan ibaret değil bu davranış ruhun, kalbinin sevgiyle yoğrulduğu bir davranıştır.
İyiliğin önemini anlamak için yapılan iyiliğin miktarına, büyüklüğüne, değerine bakmamak lazım. Burada önemli olan yapılan iyiliğin iyi bir niyetle harekete dönüşmedir. Öyledir ki elimizden bir şey gelmese bile yaptığımız dua da bir iyiliktir aslında. Her şey niyette biter. Yapılan iyilikten karşılık beklemek, esasında niyetteki bozukluğun yansımasıdır ki buna iyilik demek de doğru olmaz. Çünkü gerçek iyilik karşılık beklemeden halis niyetle yapılandır.
Tip olarak kendi kabuğuna çekilmiş, kimseye zararı dokunmayan bir kişiyi ele aldığımızda bu kimsenin tam manası ile iyi bir adam olmadığını görürüz.
Evet, bu kişi tüccarım deyip milleti soyan soyguncudan, intikam alacağım diye önüne geleni öldüren cana kıyıcıdan iyidir. Fakat yarımdır. Çünkü elde iyilik yapma kudreti varken kendi kabuğuna çekilmek iyi bir hareket sayılmaz. Gerçekçi, iyi bir insan, elinden geleni yapmalıdır.
İyi adam olmak için, kimseye fenalık etmemek yetmez, iyilik etmesini de bilmemiz gerek
Fakat gerekeni yapmamız gerek,Çünkü elde iyilik yapma kudreti varken kendi kabuğuna çekilmek iyi bir hareket sayılmaz. Gerçekçi, iyi bir insan, elinden geldiği, gücünün yettiği kadar da iyilik etmesini bilmeli ve bunu yapmalıdır.
Bundan ötürü; İyi bir adam olmak için, kimseye kötülük etmemek yetmez, iyilik yapmasını da bilmelidir. Bunu yapabilen kimse tam anlamı ile iyi bir insandır.