Merhum Turgut Özal 1987'de erken yaşta emekliliğin sigortalılığı batıracağından hareketle bir yasa çıkararak, emeklilik için kadınlarda 55, erkeklerde 60 yaş sınırı getirilmişti.
*
Buna rağmen 1990'lı yılların sonunda SGK emeklilerin maaşını ödeyemez duruma geldi. Kayıp yıllar diye isimlendirdiğimiz 90 yıllarda krizler birbirini takip etti, dönemin hükümeti 1999'da kademeli yaş sistemi getirdi ancak Anayasa Mahkemesi bunu iptal etti.
*
O kayıp yılların sonunda siyasi buhranlar yaşadık. Ülke hızla istikrarsızlığa düşmeye başlayınca çare gene milletten geldi, seçmen 2002 yılında AK Parti hükümetini işbaşına getirdi. AK Parti hükümetleri bürokratik vesayetin baskısına rağmen kayıp yılların telafisi için çalıştı ve bunda da önemli ölçüde başarılı oldu.
*
Şimdi gene birileri EYT ve AND meselesini gündeme taşıyarak AK Partiyi etkisiz elemana çevirmek istiyor. AND'mız metni zamanında ulus devletin birleştirici ve yapıştırıcı ögesi olarak düşünülmüştü. Ancak şimdilerde bu işlevi tersine döndü ve ayrıştırıcı bir nitelik kazandı. Israrcı olmak ayrıştırmayı hızlandırır, fayda yerine zarar getirir.
*
Erken emekliliğin emeklili sistemi çökerttiğini geçmişte yaşadık, bir daha mı yaşayalım. Aslında 1 emekliye karşı 4 çalışanın olması gereğine karşın ülkemizde bu oran 1 emekliye karşın 1,8 çalışandır. Ekonomik krizlerle boğuştuğumuz şu günlerde sistemin üzerine gelecek yeni yükler yeni kayıp yıllar yaşamamıza sebep olabilir.