Dünyanın ve ülkemin sorunlarını düşünmeseydim ve basit şeylerle mutlu olsaydım... kafam rahat olurdu... konforum da yerinde olurdu... olmadı, üç beş küfür ezberler herkese küfreder ve mutlu olurdum... camiye ara sıra gider, olmadı imamı gidip müftüye şikayet ederdim... çocuklarımı döverdim... ama onlar yine de severlerdi... kahvede okey oynar eve geç gelir, yemeğimin tuzu eksik diye karıyla kavga ederdim...
bazı hamasi nutukları ezberlerdim... iktidardan tek beklentim makarna ve kömür getirmesi olurdu... iktidarın başarısını da yollar ve köprülere göre hesaplar ve bununla gururlanırdım.. devletimin başka devletlere posta koymasından derin bir haz duyardım.. niye okudum ki... ahir ömrümde haca gider, sakal bırakırdım...
cahil olmak ne kadar mutlu ve huzurluymuş... bize okumak düştü huzursuzluk düştü... okumayın.. düşünmeyin düşünürseniz konuşursunuz konuşursanız sizi yakarlar ya da siz kendinizi yakarsınız.. cehalet ne kadar büyük bir nimetmiş...