Özellikle son iki tecavüz vak'ası toplumu derinden sarstı. İki küçük yavruya yapılan cinsel saldırı gerçekten çok vahşice ve kabul edilemez. iki yıl önce yaşanan Özgecan cinayeti hala hafızalarımızda tazeliğini koruyor.
*
Böyle vahşice olaylarla karşılaşınca hep bir ağızdan "İdam" diye bağırıyoruz ama sadece idam cezası bu meseleyi çözmeye yeterli mi? Elbette suç ile cezanın orantılı olması, suçlunun mutlaka karşılığını görmesi toplum vicdanını rahatlatır fakat diğer önlemler alınmazsa, suça götüren bataklıklar kurutulmazsa sonuca ulaşmak mümkün değil. Bu yazının konusu münhasıran cinsel şiddet ve tecavüzdür. Ancak diğer suçlara emsal olabilir diye düşünüyorum.
*
Biz bu duruma nasıl geldik?
"Tecavüzcü Coşkun lakaplı Coşkun Göğen 27 yaşında ilk filminde rol aldı. Sonrasında tam 65 film çekti. Bunların tam 55’inde tecavüz sahnesi, 34’ünde ise birden fazla tecavüz sahnesi bulunmaktaydı. Tesadüfe bakın ki bu filmleri çeken ve “tecavüzcü” lakabıyla bütünleşen Coşkun Göğen üç kız çocuğu sahibi bir baba aynı zamanda.
*
“Emrah koş!” deyince akla gelen o sarı saçlı sarı bıyıklı adamın adı Nuri Alço, 43 tane film çekti, yarıdan fazlasında gazoza ilaç katma sahnesini mutlaka tecavüz sahnesi takip etti. Öyle ki, gazlı bir içecek olan “gazoz” bile tecavüzün sembolü, tecavüz mağdurunun resmi içeceği olarak akıllarda yer etti."
*
Özellikle tv dizilerinde "seviyeli birliktelik" masumiyeti altında özgür cinsel yaşam normalleştirildi ve meşru hale geldi. Sevgili olmak sıradan yaşamın bir parçası haline geldi. İnternet üzerinden paylaşılan ahlaka muğayir filmler genç dimağları zıvanadan çıkardı.
*
Ahlakî olarak toplumun hazırlanması gereken her ne varsa önce dizilere ve televizyon programlarına konuldu. Farklı cinsel tercihlerin de olabileceği, bunun normal bir şey olduğu dizilerde televizyon ünlüleri yoluyla topluma empoze edildi.
*
Bunların her biri birer tohumdu, ekildi, sulandı, büyütüldü ve zehirli meyvesini vermeye başladı. sonrasında sokaklarda "pornoma dokunma, sevişirim evlenmem, hamile kalırım doğurmam" diye afişler taşıyan ahlaksız, edepsiz, hayasız insanlıktan nasibi kalmamış güruhlar peydah oldu.
*
Netice; çocuktan bebeğe, yaşlı insanlardan hayvanlara , ailesindeki insanlardan sokaktaki bir engelli insana, saygı duyulması gereken, mahrem kalması, dokunulmaz olması gereken kim ve ne varsa dokunulabilir oldu, acımasız bir şehvete kurban edilebilir oldu.
*
Durum böyle! İnsanları suça hazırlayan ortamları ortadan kaldırmadan suç ile mücadele etmek istenilen neticeyi vermez. Devletin asli görevlerinden birisi de erdemli, faziletli ve ahlaklı vatandaşların yetişmesi için önlemler almaktır.