Kurban ibadeti hepimiz'in atası olan hz. Ademden günümüze kadar süregelen bizleri Allah'a yaklaştıran ibadetlerden birisidir.
Kurban yeryüzünde insanlar arasında kardeşliği, yardımlaşma ve dayanışmayı sağlar.
Kurban denilince akla hz. İbrahim (a.s)' nin teslimiyeti ve samimiyeti gelir.
Hani hz. ibrahim ve İsmail'in kıssasında Hz. İbrahim aldığı ilahi emri oğlu İsmail ile paylaştığında oğlu ismail şu cevabı vermişti
'' Babacığım emir olunduğunu yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.
Sana neden demeyeceğim.
Sen emrolunduğunu yap.
Ben sabredenlerden olacağım inşallah. Gediği sürekli akıllarda kalmış o samimiyet ve teslimiyet bizlere en büyük örnektir.
Kurban Allah’a yakın olmak anlamına gelmektedir. Biz Kurban kesmekle Rabbimize yakınlık kurmaktayız. Hz. Âdemin iki oğlu Habil ve Kabil’in Allah’a yakınlık için kurban sundukları, ancak ihlâs ve samimiyeti sebebiyle Habil’in kurbanının kabul edildiği, Kabil’in kurban olarak sunduğu değersiz bir ekinin kabul edilmediği bizlere bildirilmektedir. Bu konuyla ilgili Maide süresinde şöyle buyrulur.
“(Ey Muhammed) Onlara Âdemin iki oğlu ile ilgili haberi hakkıyla oku. Hani her ikisi birer kurban sunmuşlardı, birinden kabul edilmiş, diğerinden kabul edilmemişti.” (Maide, 5/27).
Kurban EY RABBİM gerektiğinde senin ve senin uğruna canımı hiç düşünmeden feda edebilirim demektir.
Kurban ibadeti Rabbimizin bir emridir. Kevser süresinde Yüce Yaratan;“Rabbin için namaz kıl, kurban kes” (Kevser, 108/2) buyurmuştur. Kurban İbadetinin ne kadar önemli, ne kadar değerli ve ne kadar gerekli olduğunu Sevgili Peygamberimiz (s.a.s)’in şu hadisinden öğrenmekteyiz.ا
“Âdemoğlu kurban bayramı günü, Allah katında kurban kesmekten daha sevimli bir iş yapmaz. Şüphesiz ki kesilen kurban kıyamet günü boynuzları, kılları ve tırnakları ile gelir. Hiç şüphe yok ki kesilen kurban, kanı yere akmadan önce Allah katında kabul görür. Öyleyse gönüllerinizi kurban ile hoş ediniz.” (Tirmizî, Edâhî 1.IV,83)
“Onların ne etleri ne de kanları Allah'a ulaşır; fakat O'na sadece sizin takvânız ulaşır. Sizi hidayete erdirdiğinden dolayı Allah'ı büyük tanıyasınız diye O, bu hayvanları böylece sizin istifadenize verdi. (Ey Muhammed!) Güzel davrananları müjdele!”
(Hac, 22/37)
Takvamızdan başka Rabbimize bizler ne arz edebiliriz? Takvamızdan başka dünyada ve ahirette bizleri neler mutluluğa ulaştıracaktır? Niyetlerimiz halis olmasa ve samimiyetle Rabbimize yönelmesek bizleri ne kurtaracaktır?
Amellerimiz niyetlerimize göre şekillenir. Niyetlerimiz halisse amellerimiz değer kazanır Yüce Yaratan nezdinde. Ancak ameller halis olmayınca en önemli ibadetler bile bir değer kazanmaz Yaratan katında. Sevgili Peygamberimiz bir hadislerinde şöyle buyurmuştur.
“Ameller niyetlere göredir. Herkese niyet ettiği şey vardır…” (Buhârî, Bed'ü'l-Vahy 1, (I,
Kurban Bayramı arifesinde bulunduğumuz şu günde kurbanlıklarımızı almak için pazarlara giderken, kurban bayramı namazı için safları doldurup namaza dururken, kurbanlıklarımızı keserken, kurbanlıklarımızın etlerini ihtiyaç sahiplerine dağıtırken ilk ve temel ilke Allah Rızası’dır. Bu hassasiyeti –Allah rızasını- hayatımızın her alanına aktaralım. Aktaralım ki; kurtuluşa erenlerden olalım.
Rabbim şimdiden yapacağımız ibadetleri kabul buyursun inşallah..