Önümüzde ki Pazar günü kurban bayramını kutlayacağız inşallah. Kurban bayramını anlayarak kutlamak bizim için çok önemli olacak.
Kurban bayramını Hz İbrahim’in sünnetidir. Kurban bayramını anlamak için Hz. İbrahim’in üç defa gördüğü sadık rüyayı ve rüyasında en kıymetli varlığı olan oğlu İsmail’i Allah yolunda kurban ettiğini görmesi üzerine, Allah’u Teâlâ’nın da bunu yapmasına izin vermeyip, kendisine cennetten hediye vermesini simgeler.
Kurban ALLAH'ın bir hediyesidir
Kurban Allah’u Teâlâ’nın ikramıdır, hediyesidir. Kuranı kerimde saffat suresinde Rabbimiz şöyle buyurur.
İbrahim, “Rabbim bana iyilerden bir çocuk ihsan eyle diye dua etmişti.
Bizde ona yumuşak huylu bir oğlan müjdelemiştik.
"Çocuk büyüyüp yanında koşacak çağa erişince bir gün ona:
'Evladım, dedi, ben rüyamda seni kurban etmeye giriştiğimi görüyorum, nasıl yaparız bu işi, sen ne dersin bu işe! Deyince” Oğlu: 'Babacığım! Hiç düşünüp çekinme, sana Allah tarafından ne emrediliyorsa onu yap. Allah’ın izniyle benim de sabırlı, dayanıklı biri olduğumu göreceksin!' dedi.” (Saffat, 37/100-102)
"İkisi de bu şekilde teslim olduklarında, onu tuttu şakağı üzerinde yatırdı. Biz ona şöyle seslendik: 'Ey İbrahim! Gerçekten rüyayı doğruladın. İşte biz iyileri böyle mükâfatlandırırız. Şüphesiz bu apaçık ve kesin, çetin bir imtihandı.' Ona hediye olarak büyük bir kurbanlık fidye verdik." (Saffat, 37/103-107)
Müfessirlere göre Hz. İbrahim’in yaşı ilerlemişti ve ikinci eşi Hacer den oğlu İsmail dünyaya gelmişti. O anda Hz. İbrahim’in en kıymetli varlığı oğlu İsmail’di.
Allah’u Teâla onu ayette geçtiği üzere imtihan etmişti ve o da, oğlu da imtihan da başarılı olarak Yüce Allah’ın ikramına (hediyesine) mazhar olmuştu.
Burada maksat imtihandı. Büyük peygamberlerin imtihanı da büyük oluyordu.Büyük imtihanın karşılığı da sevabı da büyük oluyor ve Allah’u Teâlâ tarafından cennetten gelen hediye ile ödüllendiriliyordu.
Kurban ihlasla yapılan bir ibadettir
Kuranı kerimde ilk kurban hadisesini Hz. Âdemin çocuklarında görüyoruz. Aralarında anlaşmazlığa düştüklerinde, babaları onlara Allah adına kurban adamaları gerektiğini ve Allah’u Teâlâ’nın kimin kurbanını kabul ederse onun davasında haklı olduğunu anlattığı konu bizlere ışık tutuyor. Bu konu maide suresi 27. Ayette şöyle geçiyor.
“(Ey Muhammed!) Onlara, Âdem’in iki oğlunun haberini gerçek olarak oku. Hani ikisi de birer kurban sunmuşlardı da, birinden kabul edilmiş, ötekinden kabul edilmemişti. Kurbanı kabul edilmeyen, “Andolsun seni mutlaka öldüreceğim” demişti. Öteki, “Allah ancak kendisine karşı gelmekten sakınanlardan kurbanı kabul eder” demişti.”
Bu ayette anlatılan olay, bize samimi bir şekilde Allah rızası için kurban kesilmesini ve Allah’u Teâlâ’nın, ancak ihlaslı kullarının kurbanlarını kabul edeceğini bildirmesidir.
Konumuzu hac suresi 37. Ayet meali ile bitirelim inşallah.
“Kurban ettiğiniz hayvanların ne etleri ne de kanları asla Allah’a ulaşmaz; sizden O’na ulaşacak tek şey, takvadır.” (Hacc, 37)