İnsanlar birlikte yaşarken mutluluk, hoşgörü, huzur ve güven duyguları ile bezeli bir dünya oluşturmalıdırlar.
İnsanlar toplu halde, birlikte bir hayat sürdürürler. İnsanlar ve diğer canlıların en önemli farkı bu toplum yaratma özelliğidir.
Birlikte bir hayat süren, karşılıklı olarak insancıl davranan, dayanışma içinde, birbirleriyle kardeş gibi yaşayan bir toplumun vatandaşları, davranışlarını devam ettirdikleri müddetçe; huzur, güven ve mutluluk duygularıyla bezeli bir dünyayı oluştururlar.
Dünya; insanoğlunun iyi veya kötü davranışlarıyla renklenir ya da çekilmez olur. Cennete yahut cehenneme döner. Bir insan mutlu olmayı istiyorsa; davranışlarında, sözlerinde insancıllık vardır.
Bireyleri içtenleştiren, mutlu eden davranışların ilkini bilindiği üzere hoşgörü çeker.
Birey, bu duygu sayesinde insanların fark etmeden yaptıkları kötülükleri hoşgörüyle karşılar. İnsanların güzelliklerini fark etmeye, eksikliklerini gidermeye çabalar.
Bu sayede, toplum yaşamı birbirini tamamlayan bireylerin iyi niyetli davranışlarıyla daha da güzelleşir.
Çağımız insanı, sebebi bilinmeksizin, kötü davranışlar ve sözlerle yaşamı adeta kendisi açısından zehir etmektedir. Hayatı kötüleştirmekte, daralmakta, zorlaştırmaktadır. Tahammülsüz, aynı vatan ve coğrafyayı paylaşmayı bilmeyen insanlar, böyle negatif davranışlarıyla topluma ne kadar önemli hasar verdiklerinin bilincinde midirler?
Çağımız, hoşgörülü ve iyi niyetli insanlara açtır. Bulunduğumuz dünya, birbirine saygılı iyi insanların iyi davranışlarıyla daha güzel bir yer olacaktır.
Bir kişi; diğer kişilere, meselelere, konulara hoşgörülü olduğu müddetçe mutlu olur. Bu mutluluk, diğer insanlarla paylaşıldıkça artar, dağılır.