Suriyeli vatanseverler 1930''larda da Fransız mandasından kurtulmak için Türkiye''nin desteğine ihtiyaç duymuşlardı. Dr. Ömer Osman Omar''ın verdiği bilgiye göre ''Suriye Fırkası'' tarafından görevlendirilen bir zat, Türkiye''nin Cenevre Konsolosuyla yaptığı görüşmede Ankara''ya şu hususların bildirilmesini istemişti:
''1-Hükümetiniz, Türkiye Suriye menfaatlerini temin için teferruatı sonradan tespit edilmek üzere gizli bir antlaşmaya taraftar mıdır?
2-Suriyeye mühimmat geçirilmesine imkan var mıdır? Mühimmatın nerelerden geçirilmesi lazım geleceği sonradan bildirilecektir.
3-Gerektiğinde Türkiyeye iltica edenlerin Türkiyede hayatlarını kazanmaya müsaade edilebilir mi?
4-Türkiye, Suriyenin müdafaası zımmında müzahareti maneviye, yardımlarda bulunabilecek midir?''
Bu bilgiler Dışişleri Bakanı Tevfik Rüştü Aras tarafından 26 Ağustos 1933''te Başbakan İsmet İnönü''ye iletilmişti. Hükümetin bu tekliflere ne cevap verdiğini bilmiyoruz ama Türkiye her platformda Suriye''nin bağımsızlığını kazanmasından yana olduğunu açıkça telafuz etmişti. Zaten Tevfik Rüştü Aras 1932''de ''Milletler Cemiyeti''nde yaptığı bir konuşmada Türkiye''nin tavrını belirtmiş, bunun üzerine Suriyeli vatanseverler Cumhurreisi Atatürk''e teşekkür mektubu göndermişlerdi.
Mesela Beyrut''ta yayımlanan yarı resmi gazete ''La Syrie'' ve ''Hür Arap Masonları'' adına konuşan ''Lisanu''l-Hal'' gazetelerinde 17 Aralık 1925''de yer alan makalelerde Güney Suriye''de ayaklananlar ile Türkler arasında, Fransızları Kuzey Suriye''de ve Hama-Humus bölgesinde zor durumda bırakmak için bir antlaşma yapılmaya çalışıldığına işaret ediliyordu. ''Suriye-Filistin Konferansı'' Türkiye''ye yakınlığıyla bilinen Şam''lı Yahya Hayati Bey''i kuzeydeki isyancıları organize etmek ve Türkiye ile bağlantıyı sağlamak amacıyla Ankara''ya göndermişti. Türkiye, bu bağımsızlık mücadelesi sırasında kendisine sığınan Suriyeli direnişçileri hep bağrına basmıştı.