İlkini Ahmet Davutoğlu ile yaşadık diyebiliriz. Kongre tarafından seçilmiş genel başkan olarak Başbakan olmuştu. 21 ay süren genel başkanlığı ve başbakanlığı parti içindeki kriz ve dış politikadaki bazı uygulamaları nedeniyle sona erdirildi. 
***
İkincisini İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş ile yaşadık. Seçimle gelmiş belediye başkanı olmasına rağmen bir takım siyasi mülahazalarla istifa etmesi yönünde sıkıştırıldı ve görevi bıraktı.
***
Onu Düzce Belediye başkanı takip etti. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek de aynı yöntemle görevi bırakmak durumunda kalabilir... 
***
Bu paradikma değişikliği sadece belediye başkanlarına özel değil, bazı AK Parti il başkanları da aynı yöntemle görevden uzaklaştırılıyor.
***
Cumhurbaşkanı'nın "Metal yorgunluğu" nitelemesi ile ima ettiği belediye başkanları ve parti yöneticilerinin bir kısmı mesajı aldı ve sessiz sedasız kendiliğinden görevi bıraktı. Bu ikazlara rağmen kulağı üzerine yatanlar da bu yöntemle gönderiliyor.
***
Erdoğan'ın, İran ziyareti dönüşünde uçakta bazı belediye başkanlarının istifa süreciyle ilgili açıklamalarda bulunurken “Makama gelirken iyi, boşalt demek neden yadırganıyor” diye konuşması elbette çok anlamlıdır.
***
İhsan Sabri Çağlayangil siyasi hayatımıza damgasını vurmuş önemli bir devlet adamıdır. Süleyman Demirel'in de yakın arkadaşıdır. Seçim bölgesi olan Bursa'dan bazı genç partililer Demirel'e gelerek "Efendim İhsan bey çok yaşlandı, artık onun bölgemizden aday olmasını istemiyoruz" derler. 
***
Bunun üzerine Demirel "Bunu bana değil gidin İhsan beye söyleyin, sizin bu konudaki muhatabınızı odur" diye gençleri Çağlayangil'e gönderir. Aslında, Demirel de Çağlayangil'in aday olmasını istemiyor ama bunu ona söyleyemiyordu. 
***
Gençler Çağlayangil'e gider ve taleplerini anlatırlar. Çağlayangil "Sizi bana Süleyman bey mi gönderdi" diye sorunca aldığı "evet" yanıtı üzerine partiye adaylığını çektiğine dair mesaj gönderir ve bir daha siyasete dönmez.
***
Siyasi nezakette sözün hepsi söylenmez, anlayan anlar ve gereğini yapar; anlamayana da gereğini yaparlar...