Esed'in Doğu Guta'dan muhalifleri çıkarmak için kimyasal silah kullanabileceği gerçeğini bir tarafa not edelim. Çünkü kimyasal silah kullanma konusunda sabıkalıdır.
*
Daha önce kullandığı kimyasal silahların imhası için kendisine Rusya kefil olmuş ve Esed'in elinde bulunan bu silahları toplayacağına dair BM'e taahhütte bulunmuştu. Rusya bu sözünü ne kadar yerine getirdi, bu meçhul!
*
Bu güne gelirsek, Rusya Doğu Guta'ya atılan kimyasalların Rejim tarafından kullanılmadığını öne sürerek konunun BM tarafından araştırılmasını istiyor.
*
Buna mukabil dünkü BM toplantısında ABD sözcüsü "karar ne olursa olsun Suriye'ye operasyon yapacağız" diyerek saldırı sinyali veriyor. Hâlbuki ABD'nin Suriye'ye saldırı için BM'den bir karar çıkarması Rusya'nın vetosuna rağmen mümkün değil.
*
Peki buna rağmen ABD Suriye'yi vurabilir mi? İngiltere ve Fransa'yı da yanı alarak Suriye'ye bir hava harekatı yaparsa S400 füzelerine takılacak olan uçaklarının düşeceğini elbette biliyor. Bu da Rusya ile Batı arasında bir savaşın çıkması demektir.
*
ABD, İngiltere ve Fransa şimdilik bu riski göze alacak durumda değiller. Ancak belirledikleri hedeflere Akdeniz'deki gemilerden füze saldırısında bulunma ihtimalleri çok yüksek, muhtemelen bunu da yapacaklardır.
*
Türkiye'nin durumuna gelince: Rusya ile Batı arasında gerilen ortamda Türkiye bir tercih yapmak zorunda bırakılabilir. Görünen o ki Batı'nın kurduğu bu oyunun odağında gene Türkiye var. Türkiye'nin Rusya ile yakınlaşması özellikle ABD'nin hiç hazmedemediği bir gelişme. Şimdi Türkiye'yi kendisi ile Rusya arasında bir tercih yapmaya zorluyor.
*
Her iki halde de Türkiye sıkıntılı bir döneme girer ve Suriye'deki kazanımları tehlikeye düşer.