Hafta sonu Ankara’da “Dünya Anadiller Günü” münasebetiyle Zaza-Der ve Bingöl-Der öncülüğünde gerçekleşen Zaza Dili ve Kültürü Etkinliği yapıldı. Etkinliğe bizi de davet eden Başkan Murat BUKAN sayesinde ülkemizin göz ardı edilen bir sorununu da öğrenmiş olduk.
Gerçekten de ülkemizde gayri resmi rakamlara göre 5-6 milyon civarında Zaza kökenli insanlar yaşamakta olup, tamamen yok sayılma ve kültürlerini kaybetme tehlikesi ile karşı karşıya kalmaktadırlar. Zazaların en büyük şansızlığı Kürt kimliğinin arkasında kaybolmasıdır. Zaza sorunu hep bir Kürt soru olarak algılanmakta, fakat maalesef Zazalarla ilgili dişe dokunur bir çalışma yapılmamaktadır.
Etkinliğe siyasilerin de yoğun bir ilgisi vardı. Bu vesileyle Zaza-Der temsilcileri sorunlarını ve isteklerini doğrudan yetkili mercilere iletme fırsatını yakalamış oldular. Başkan Murat BUKAN; TRT Kürdi’de yeterince temsil edilmediklerini, Zazaca diline dönük eğitim çalışmalarının yapılmadığını, özellikle Zaza nüfusunun yoğun olduğu Bingöl, Elazığ, Tunceli gibi illerdeki Üniversitelerde Zaza kültürü ile ilgili araştırmaların az yapıldığından dert yanmaktaydı. Birçok kişinin Zaza’ların varlığından yeni haberdar olduğunu belirten BUKAN, çalışmalarıyla bir kültürün yok olmasını önlemeye çalıştığını belirtti.
Gerçekten de bizim için de güzel bir deneyim oldu. Birçok dostlarımızı da bu vesileyle görme fırsatını elde ettik. Fakat Zazaları anlatan eserlerin azlığı ve özellikle Zaza dili üzerinde yapılan çalışmaların da yetersizliği dikkatimizi çekti. Ülkemizin vatandaşları olan bu insanların kültürlerinin yok olmaması için elbirliği ile çalışmamız gerekmektedir. Çünkü Zazalar, diğer etnik kökenlilerden farklı olarak sadece Türkiye’da bulunmaktadırlar. Dolayısıyla bu kültürü korumak da ülkemize düşen bir sorumluluktur.

Zazaca’nın ve Zazaların Kürt kimliğinin arkasına atılması ve yok farz edilmesi doğru bir yaklaşım değildir. Zazalar, her ne kadar Kürtlerin bir kolu olduğu düşünülse bile, kültür ve dil olarak ciddi ayrılık göstermektedir. Bir an önce ülkemizin üniversitelerinde özellikle Zaza nüfusunun yoğun olduğu illerdeki Üniversitelerde Zaza Dil ve Kültürü Bölümü oluşturulmalı ve araştırmalar yapılmalıdır. Anadolu Ajansı’nın ülkemizin en çok konuşulan bu üçüncü dilde de yayın yapmaması büyük bir eksikliktir. Ayrıca Zaza illerinin Belediye Başkanları da Zaza meselesi ile ilgili nasıl bir kültürel çalışma yaptılar? Diye sorgulanmalıdır.
Kısacası ülkemizin etnik, dini ve kültürel kimliklerini hala tanıyamıyoruz. Ülkemizi oluşturan mozaikleri bir an önce tanıma sürecine girmeliyiz.