SAHİP OLDUĞUMUZ İMKANLARLA İMTİHAN
Hayat bir imtihandır. Her müslüman yaşamı boyunca farklı imtihanlarla karşılaşır. Bu süreç, ilk insan Hz Adem as. dan başlayarak, kıyamete kadar devam edecektir. Takdir edilen bu ömrün, ne şekilde geçirildiği ise imtihanın sonucunu belirleyecektir.
TARİHİ SÜREÇ VE İLK İMTİHAN
Hz. Âdem as.’ın yaşamında, cennetteki süreci çoğumuz biliriz. Hz. Âdem as.’ın cennette yaratılması ile imtihan başlamıştı. Yalnızlığı sonucu ile de eşi Havva yaratılmış ve Adem as. ile eşi insanoğlunun ataları olmuştu.
Bu ilk yaratılış, geçmiş kitaplarda, (kutsal kitaplar ve tarih kitaplarında) ayrıntılı olarak anlatılır, fakat biz ayetlerle anlatmayı tercih edeceğiz inşallah.
Anlatıldığına göre Âdem as. ve eşi Havva cennette yaşamaya başladılar. Allahu Teâlâ onları imtihan etmek istedi ve şöyle buyurdu; “ Ey Âdem, sen ve eşin cennette yerleşin. İkiniz de cennetin bütün nimetlerinden bol bol faydalanabilirsiniz; ama sakın şu ağaca yaklaşmayın yoksa zalimlerden olursunuz.” Bakara suresi 35. Ayet.
Bu Hz. Âdemin ilk imtihanıydı. Doğduğu (yaratıldığı), çok sevdiği cennetle imtihan ediliyordu. Hz. Adem ve eşi bu imtihanı beraberce kazanmaları için, uyarılara dikkat etmeleri gerekiyordu.
Çünkü Allahu teala, taha 117.- 120. Ayetlerde (iblisten) şeytandan bahsederek onları uyarmıştı.
"Ey Adem! Doğrusu bu (şeytan), senin ve eşinin düşmanıdır. Sakın sizi cennetten çıkarmasın, yoksa bedbaht (perişan) olursun. Doğrusu cennette ne acıkırsın, ne de çıplak kalırsın; orada ne susarsın ne de güneşin sıcağında kalırsın" dedik. “
Ama şeytan ona vesvese verip: "Ey Adem! Sana sonsuzluk ağacını ve çökmesi olmayan, bitmeyen bir saltanatı göstereyim mi?" dedi.
Bunun üzerine ikisi de o ağacın meyvesinden yedi, ayıp yerleri görünüverdi. Cennet yapraklarıyla örtünmeye koyuldular. Adem, Rabbine baş kaldırdı ve yolunu şaşırdı. Taha suresi 117- 121 ayetler
SEVDİKLERLE İMTİHAN
Allahu teala cennetteki tüm imkanları onlara vermesine rağmen, Hz Ademin şeytanın vesvesesine uyması ve yasak ağaçtan yemesi, şeytanın onu, elindeki imkanla (cennetten) çıkarılmayla aldattığını gösteriyor.
Allahu teala Hz Ademi kendisinin ve insanoğlunun düşmanı olan şeytanla uyarmıştı ve hz ademe ondan uzak durmasını, ona uymamasını öğütlemişti.
Fakat, insanoğlunun fıtratında olan, imkanların elinden gitmesinden korkma hastalığı, Hz Ademle başlamıştı. Hatta bu sevdiklere bağlanma hastalığı, Allahu tealanın emirlerinin önüne geçtiğini, yukarıda paylaştığımız ayette de görebiliyoruz.
CENNETTEN YERYÜZÜNE
Hz Adem peygamber olmasına rağmen, bu zaafa düşerek cezalandırılmıştı. Yaratıldığı cennetten ve nimetlerinden uzaklaştırılmıştı. Allahu tealaya dualar ederek, af dilemiş Allahu tealada onun duasını kabul buyurmuş, onu ve eşini affederek, onları arafatta buluşturmuştu.
Hz Adem ve eşi yeryüzüne indirilerek yeni bir hayata başlamıştı. Fakat Alimlerimizin büyük çoğunluğuna göre, bu olay bizler için bir bilinçlenme ve ibret hadisesidir. Çünkü Hz. Adem, pişman olmuş, tevbe etmiş ve Allahu teala onun duasını kabul ederek onu tekrar cennete iade etmiştir.
Müslümanklar keşke hata yapmasalar, Fakat her insan, yaşamında hata yapabileceğini bilmesi ve bu hatalarından tevbe etmesi sonucunda Allahu tealanın onu affedeceğine dair bir örnektir.
Tarihi öğrenmeli, bu olaylardan dolayı suçlamak veya kınamak yerine kendi imtihanımızı düşünerek, bu hikayelerden ders çıkarmamız gerekiyor. Sevdiklerimizle olan imtihanımızda önemli olanın, onların istediğinden ziyade, Allahu tealanın emirlerine uymak olduğunu unutmayalım.