Milli Güvenlik Kurulu'nun eylül ayı toplantısında Suriye ilgili ilgili son nokta konuldu. Toplantı sonrası yapılan açıklamada, Öcalan'ın sınırdışı edilmemesi halinde Suriye'ye askeri müdahalede bulunulacağı konusunda Türkiye'nin kararlılığı vurgulandı.
*
Milli Güvenlik Kurulunun bu kararına istinaden Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Atilla Ateş 16 Eylül günü Hatay'a geldi ve arazi kıyafetleriyle yaptığı konuşmada, ‘‘Suriye'ye karşı sabrımız kalmadı. Türkiye beklediği karşılığı alamazsa, her türlü tedbiri almaya hak kazanacaktır’’ diyerek, Öcalan ve örgüte yataklık yapan Suriye'yi köşeye sıkıştırdı. Bölgede gerilim yükseldi...
*
Gerilimi düşürmek için arabulucuk yapan dönemin ABD Başkanı Bill CLinton ve Mısır Lideri Hüsnü Mübarek tarafları uzlaşmaya ikna etti ve bunun sonucunda Adana Mutabakatı 20 Ekim 1998'de imzalandı.
*
Adı daha sonra 2010 yılında “Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Terör ve Terör Örgütlerine Karşı Ortak İşbirliği Anlaşması” olarak değiştirilen ve 3 yıl geçerli kalan 23 maddelik mutabakata göre başta PKK olmak üzere her iki devlet de kendilerini tehdit eden terör örgütlerine karşı önlemler alacak ve onların kendi toprağındaki tüm faaliyetlerine engel olacaktı.
*
Ayrıca, karşılıklı olarak hiçbir ikamet, lojistik, eğitim, ulaşım ve silah kapasitesine müsaade etmemek konusunda anlaşan iki ülke ortak operasyonlar, tutukluların iadesi ile bilgi, belge ve istihbarat paylaşımı alanlarında işbirliği yapmaya karar vermişti.
*
Rusya Devlet Başkanı Vladmir Putin ile görüşmesi sonrası Adana Mutabakatı'nın yeniden masaya yatırılacağını söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu mutabakatın yeniden hayata geçirilmesi için çalışacaklarını açıkladı.
*
Erdoğan ne yapmak istiyor?
Türk askerinin Suriye topraklarında bulunmasını bu mutabakata dayandırmak istiyor. Bunu da "1998’de Suriye ile Türkiye arasında bir Adana Mutabakatı imzalanmıştır. Bunun altında bir yerde bölücü terör örgütünün bize teslimi yatıyordu. Şimdi tabii dünkü seyahatten sonra Sayın Putin´le yatığımız görüşmelerle bu Adana Mutabakatı'´nın yeniden gündeme gelmesi, bunun üzerinde ısrarlı bir şekilde durmamızın gerekliliğini daha iyi anlıyoruz. Milletimiz bu gerçeği gördüğü için ülkesine ve devletine sımsıkı sarılmış, birlik içinde tüm saldırıları boşa çıkarmıştır.” sözleriyle açıklıyor.
*
Öte yandan önceki gün, ABD Temsilciler Meclisinde, Suriye'ye yönelik yaptırımlar içeren yasa tasarısı oy birliğiyle kabul edildi.
*
‘2019 Caesar Suriye Sivil Koruma Yasası' adı verilen tasarı, Temsilciler Meclisi'ndeki oylamadan oy birliği ile geçti. Tasarı, Donald Trump yönetiminin Suriye hükümeti, güvenlik teşkilatları ya da Suriye Merkez Bankası ile iş yapan herkese yaptırım uygulanmasını öngörüyor.
*
Ayrıca yasa tasarısındaki yaptırımlar, Suriye yönetimi ile bağlantılı inşaat projeleri ya da Suriye'de hükümetin kontrolündeki havayolu ya da enerji endüstrisi ile iş birliği yapanları da kapsıyor.
*
Yani ABD Türkiye’nin Suriye ile ’98 Adana Mutabakatı’na, 2011 öncesine dönmesinin yolu kesilmek istiyor. Zaten ekonomisi bıçak sırtında olan Türkiye'nin önü bir de bu yoldan kesilmek isteniyor...
Trump’ın, “ekonominizi mahvederim” tehdidine sert bir yanıt verilememesinin sebebi de bu.