24 Temmuz 1923'te imzalanan Lozan Barış Antlaşması'nın 94. yıl dönümü dolayısıyla gene spekülatif tartışmaların yaşandığı bir ortam oluştu. Üstelik "Lozan zafer mi yoksa yenilgi mi" çizgisinden öteye taşınmayan bu tartışmaları yapanların konu hakkında derinlemesine bilgileri de yok! Konunun uzmanı değiller…

***

Zaferdir diyenler neden zafer olduğunu, yenilgidir diyenler neden yenilgi olduğunu ilmi olarak anlatmaktan uzaklar. Halbuki her hadiseyi kendi şartları içinde değerlendirmek gerekir. Lozan’ın yenilgi olduğunu söyleyenler “Biraz daha gayret gösterilseydi daha iyi sonuçlar alınabilirdi”, Zafer diyenler ise “İyi bir diplomasiyle belki bazı kazanımlar elde edebilirdi” noktasında makul bir duruş sergilemeliler.

***

Var olan gerçekliğe gelince: Lozan, Türkiye'nin istiklalini ve Türkiye Cumhuriyeti'nin dünya devletleri tarafından resmen tanınmasını sağlayan diplomatik bir gayrettir. Eğer bu gün sınırları tüm dünya devletleri tarafından resmen kabul edilmiş bir vatan üzerinde yaşıyorsak bu o gayretin sayesindedir. Daha fazlası olabilir miydi? Belki olabilirdi…

***

Hiçbir faydası olmayan günlük siyasi tartışmaların içine Lozan’ı çekmeyi şahsen doğru da bulmuyorum, gereği de yok. Çalışıp işi bu noktaya getirenlerden Allah razı olsun. Bize gerek olan 1923 te kalıp anakronik bir düşünceye saplanmak değil, çağı anlamak ve ileriye gitmektir. Bu kısır çekişmeler sadece gönül kırar…