28 Şubat postmodern bir darbedir,

28 Şubat koro halinde yapılan zulmün adıdır,

28 Şubat adı bizden olanların bize ihanetidir,

28 Şubat Reha Muhtar'ın, Hürriyet Gazetesi'nin bitmek tükenmek bilmeyen vaazlarıdır,

28 Şubat ne idüğü belli olmayan aydıncıkların ekranlarda üst perdeden ahkam kesme oturumlarıdır,

28 şubat bir dizayn çabasıdır,

28 Şubat; senaryosu ithal, aktörleri yerli bir tiyatrodur,

28 Şubat öz-vatandaşa parya muamelesi yapılmasının,

biri telekız, diğeri dolandırıcı olan iki kişinin tüm müslümanlara mal edilmesinin adıdır.

Millete balans ayarı yapmak istemenin,

halkın seçtiğini tınlamamanın adıdır,

"bu ülkede sadece bizim dediğimiz olur" diyenlerin geçici hâkimiyeti,

seçilen vekile kameralar önünde haddini bildirmenin meclis oturumu,

saatler süren korkulu MGK toplantısı,

Erbakan hocanın alnındaki inci inci terlerdir.

Vekilliğini on kuruşa satan beş paralık adamların ihaneti,

"vatandaş balyoz yumruktan başkasından anlamaz" diyenlerin boy boy poz verdiği,

halka "bidon kafalılar" , "göbeğini kaşıyan adam" diyenlerin entelektüel görüldüğü bir zaman diliminidir 28 şubat!

 

Sabah namazında evinden alınan babadır 28 şubat,

başörtülünün feryadı, vatandaşın ahıdır!

Üniversite kapılarından içeri alınmayanların bükük boynu,

ikna odalarında "ikna etme işkencesi" uygulamaları,

zincirleme sürecek hukuksuzluklar,

gençlerin zindanlarda yaşlanması,

dışarıdan alınan gücün öz halka karşı kullanılması,

halkın parasıyla alınan tankların asfaltlarda çıkarttığı korku gıcırtısı,

postal ve apoletin sivile saldığı korku,

27 Mayısın torunu, 15 Temmuzun babasıdır 28 şubat!

Ve hamdolsun ki düşük yapan bir doğum, on yıl bile sürdürülemeyen bir paradokstur...

 

Peki ne değildir 28 şubat?

asla milli değildir mesela,

şeffaf, yapıcı, imar edici,

ülkeye yararlı değildir,

merkezinde halk yoktur,

vatandaşın istediği değildir,

kötünün cezalandırılıp, iyinin ödüllendirildiği bir mahkeme değildir.

Puslu olmayan bir ortam değildir,

av ve avcının belli olduğu bir avlanma sahası değildir 28 şubat!

 

Bugün; bize tekrar 28 şubatı hatırlatmak düşer,

aktörlerin yüzüne bakıp utançlarından kıpkırmızı kesilmelerinin fotoğraf çekmek düşer,

haklının haklı zaferini şükür ve tevazu ile izlemek düşer,

kimsenin bir daha cüret etmemesi için cesaretli bir duruş sergilemek düşer,

itibarı sıfıra inmiş olduğu için bunalıma girenlere acımak düşer,

"burdan bize ekmek çıkmaz" diyerek defolup giden BÇG' nin ense köküne şaplak çalmak düşer.

 

Selam ve dua ile.