Fıkrayı bilirsiniz:
Timur, kendisine muhalefet eden Nasrettin Hoca’ yı bir şekilde ortadan kaldırmak ister,
Fakat bunu, milletin tepkisini çekecek şekilde yapmaması gerektiğini bilir.
Sonunda hocayı çağırır:
– Hoca benim çok akıllı bir merkebim var. Bu merkebe Yasin Suresi’ ni ezberletmeni istiyorum, der.
Hoca mevzuyu anlar tabi:
– Efendim sizin Merkeb-i Şerifinize sadece Yasin Suresi az gelir, siz bana üç yıl zaman verin, ben onu hafız yapayım, der.
Timurlenk, zekasına hayran olduğu Hoca’nın bu cevabına güler ve merakla,
– Peki hocam götür ama eğer bu merkebi üç yıl içinde hafız yapmazsan, kellen gider der.
Hocanın dostları:
– Ne yaptın Hoca, Timur sana Yasin dedi, sen bütün Kur’an’ ı ezberleteceğim dedin, nasıl olacak bu iş? diye sorarlar.
Hoca:
– Ben biliyorum ki merkep değil Kur’an’ ın hepsini, değil Yasin’ i, elif-ba’yı bile ezberleyemez. Ama eğer Yasin’e tamam deseydim, en fazla 6 ay süre verecekti, 6 ay dediğin göz açıp kapayıncaya kadar bitecek ve kellemiz gidecekti. Ama şimdi 3 yıl zamanım var, bu üç yıl içinde; ya Timur ölür ya ben ölürüm ya da merkep ölür, diye cevap vermiş.
Aslında Hoca, ne güzel de özetlemiş, dünyada dert edinilen şeylerin çözümünü…
İş bu sebeple derim ki:
Fakir misin?
çok mu hastasın?
kötü bir işin veya eşin mi var?
çocuğun sözünü mü dinlemiyor?
hala kiracısın ve evin yok mu henüz?
arabanın modeli mi düşük?
taksitlerin altından kalkamıyor musun?
borçlar canını mı sıkıyor?
akşam yemeğine karar mı veremedin?
durak eve çok mu uzak?
Ne bileyim:
olması gerekenden daha büyük bir burnun mu var?
ağzın mı kokuyor?
çok mu terliyorsun?
kilondan mı şikayetçisin?
saçların mı dökülüyor?
tenin hafif esmer mi çalıyor?
tüylenme sorunun mu var?
sesin kalın mı biraz?
…
Bunların hiçbirini dert etme dostum,
Yemin olsun ki, ölünce bu dertlerin hepsi bitecek!..
Ve bir şey daha: ölüm sana bir nefes kadar yakın, yani her an ölebilirsin.
…
Hey hat! asıl dert etmen gereken başka bir şey var. Telafisi imkansız bir şey!
sen anladın onu!
…
Selam ve dua ile…