Bugün biraz da Aziz Nesin ekseninde çoğu dindar ailelerin çocuklarının neden dindar olmadığını biraz tefekkür edelim istedim. Aziz Nesin, bilinenin aksine dindar bir çocuk olarak yetiştirildiği gibi hafız da olmuştur. Babası da dindar birisiydi. Ama ne oldu da böyle dindar bir ailenin çocuğu, üstelik hafız birisi din düşmanı oldu. Biz Müslümanların bu patalojik örnek ekseninde biraz düşünmemiz ve özellikle aile yapımızı, çocuklarımızı gözlem altında tutmamız gerekir.

                  Ben sözü fazla uzatmadan Aziz Nesin’in babasını anlattığı şiiri ve hayatından bazı ibretlik noktaları siz değerli okuyucuların dikkatine sunayım. Aziz Nesin babası Abdülaziz Efendi ye yazdığı şiir…

 

Dünyaların en iyi babası benim babamdır.

Düşmandır düşüncelerimiz,

Dosttur ellerimiz.

Dünyada tek elini öptüğüm,

Babamdır.

Kırkını geçtin, adam olmadın der,

Başım önümde dinlerim,

Önünde tek baş eğdiğim babamdır.

Sabahlara dek Kur’an okur

Anamın ruhuna,

İnanır ona kavuşacağına.

Bana gâvur der

Diş bilemeden

Dünyada tek bağışladığı ben,

Tek bağışladığım odur.

Başım derde girdikçe bakar çocuklarıma,

Bi türlü ölemiyorum der senin yüzünden,

Çocuklar ortada kalacak,

Ölemez kahrımdan benim,

Yaşamak zorunda benim yüzümden.

Gözlerindeki ateş bakışlarında söner,

Tuttuğun altın olsun der.

Çocukluğumu tek anlayan odur,

Dünyaların en iyi babası benim babamdır…

Aziz Nesin

 

HAFIZ AZİZ NESİN :) Babası M. Kemal düşmanıydı

 

Oğlu Ateş Nesin’in belirttiğine göre Aziz Nesin’in babası "dini bütün, II. Abdülhamit hayranı, sıkı bir Atatürk düşmanıydı." Nitekim Aziz Nesin’in Ben de Çocuktum adlı eserinde anne-babasının geleneksel dindarlığının izlerini sürmek mümkündür. Bir Sürgünün Anıları kitabının Kur’an Dersi başlıklı yazısında Aziz Nesin, para kazanmak için önce İngilizce dersi vermek istediğini ama bir kitapçının Osmanlıca dersi verecek olursa daha fazla rağbet göreceğini söyleyince fikir değiştirdiğini söyler.

 

Aziz Nesin, Bir Sürgünün AnılarıParasızlık nelere kadir!

 

Kitapçı vitrinine “Eski Türkçe ders verilir” ilanının asılmasından bir hafta sonra Kur’an öğrenmek için dokuzla on üç yaş arasında dört öğrenci müracaat eder. Çocuklardan birinin babası Aziz Nesin’i Kur’an’da sorguya çeker: “Adam, çocuğunu göndermeden önce beni Kur’an’dan bir sınava çekti. Vaktiyle hafız olmamın bir zaman gelip yararını göreceğimi hiç ummamıştım. Kur’an öğrencileri birken iki, ikiyken üç oldu.”

 

Bursa Ulucami’de Aziz Nesin’den Kur’an dersleri

Her sabah Ulucami’de talebelerine Kur’an dersleri veren yazar, sosyalizmden sonra bir de irticadan dolayı yaftalanmaktan korkar. Sosyalizmin yasaklanmasına karşı çıkan “özgürlükçü” yazar Aziz Nesin, Kur’an öğretiminin yasaklanmasını alkışlar. Her Türkiye solcusu gibi dönüp dolaşıp geleceği yer Atatürkçülük dükkânıdır: “Öğrenciler sekize çıkınca başıma bir iş gelecek diye korkmaya başladım. Çünkü o zamanlar Atatürk, şimdiki kadar çok ölmemişti. Kur’an kursları açmak bugünkü gibi serbest değildi.”