Geçtiğimiz Pazar, anneler günü olarak kutlandı. İnsanlar tüm dünyada annelerine hediyeler alarak onları ziyaret ettiler. Yılda bir gün de olsa, onların mutlu olmalarını sağladılar. Bu annelerin yılda bir kez hatırlandığı izlenimini veriyor. Bu batı insanına göre normal olabilir ama, bizim için, aynı anlama gelmemeli. Konuyu, tarihi itibarıyla ve islama göre değerlendirmeye çalışalım inşallah.
TARİHİ
Tarihe baktığımız da anneler gününün başlangıcını, eski yunanlılara, ana erkil yaşam süren topluluklara ve hatta Sümerlere kadar taşıyanlar var.
Fakat, Anneler Günü ilk defa ABD’de 1872’de Julia Ward Howe tarafından, barışa adanan bir gün olarak önerildi. Howe adında bir bayanın başlatmasıyla, her yıl Boston’da Anneler Günü kutlamaları organize edildi.
Bayan Jarvis ve onu destekleyenler, bakanlara, iş adamlarına ve politikacılara, ulusal bir Anneler Günü ilan edilmesi için dilekçeler yazmaya başladılar. 1911’de arzuları gerçekleşti ve Anneler Günü tüm eyaletlerde kutlanır oldu. Başkan Woodrow Wilson, 1914’te resmi bir açıklama ile Anneler Günü’nü ulusal tatil ilan etti. Böylece Anneler Günü’nün, her yıl mayısın ikinci pazarında kutlanmasına karar verilmiş oldu.
YAPISAL ANLAMI
Anneler gününün kutlanma isteği, annelerin, çocukların kendilerini unutmaları ile başladığı tahmin ediliyor. Materyalist bir dünya hayatı yaşayan insanlar her şeye madde olarak bakmaya başladılar. Belirli bir yaşa geldikten sonra, aileler, özellikle de anneler, ikinci plana atılmaya başlandı.
Aileler küçülerek, çekirdek ailelere dönüştü ve anne babalar için, huzur evleri icad edilerek yeni bir yapılanma oluşturuldu. Huzur evleri veya yaşlı bakım evleri, kimsesi olmayan yaşlılar için, güzel bir olanaktır. Fakat bunun genele yayılması içler acısı bir durumdur.
Bu özel günlerde yapılan bu etkinlikler, bir günlükte olsa, anneleri mutlu etmeye yetiyor. Fakat annesini, sevse de dünyasının dışına çıkaran batılı insanlar, mutluluğu başka yerlerde arıyorlar.
İslam’ın anne ve babaya bakışını ise kuran ve hadislerin ışığında bakmaya çalışalım.
KURAN DA ANNE BABA
Ahkaf suresinde yüce rabbimiz şöyle buyuruyor; “Biz insana anne ve babasına karşı iyi davranmasını tavsiye etmişizdir. Zira annesi onu karnında, zorluğa uğrayarak taşımış onu güçlükle doğurmuştur.
Taşınması ve sütten kesilmesi ise otuz ay sürer. Sonunda erginlik çağına erince ve kırk yaşına varınca, rabbim bana ve anne babama verdiğin nimete şükretmemi ve benim hoşnut olacağın yararlı işler yapmamı sağla, bana verdiğin gibi soyuma da, salah ver, doğrusu ben sana yöneldim ve ben kendini sana verenlerdenim, demesi gerekir. “ (Ahkaf suresi 15 )
“Rabbin ondan başkasına ibadet etmemenizi ve anne babaya iyilik etmenizi emretmiştir. İkisinden birisi yahut her ikisi senin yanında ihtiyarlık çağına ulaşırsa, sakın onlara öf bile deme; onları azarlama, onlara güzel söz söyle.
(isra suresi 23-24)
Ayetlerde geçtiği üzere anne babaya hizmet konusu çok önemlidir. Anne babanın, çocuklar açısından önemini, Allahu Teâlâ, birçok ayette üzerine basarak anlatmıştır.
HADİSLERDEKİ ÖĞRETİ
Ayetlerin paralelinde peygamber efendimiz de s.a.v. anne babaya karşı davranışlarımızın önemine dikkat çekerek ashabına nasihatlerde bulunmuştur.
Ana babasına iyilik edene müjdeler olsun. Allah onun ömrünü uzatır. (Buhari)
Yüce Allahın rızası, ana babanın rızasında, gadabı da ana babanın gadabındadır.(Tirmizi)
Ana babası yanında ihtiyarladığı halde, (onların rızalarını alamayıp) cenneti kazanamayanın burnu sürtülsün. (Tirmizi)
Anasına babasına asi olan melundur. (Hakim)
Bu nasihatler ışığında, özel günleri, doğruya ulaşmak için, birer vesile olarak almalı, onların, sadece bir gün değil de her zaman gönüllerini hoş tutmaya çalışmalıyız. Anne ve babamız, bizim için çok önemli olduğunu, hem kendimize, hemde onlara hissettirmeliyiz. . Bizim kültürümüz de ana babanın yeri kendi evidir. O da çocuklarının ve sevdiklerinin yanıdır. Dua ile