Halife Hz. Ömer, beytülmalden ne aldığını merak edenlere, kendisinin ve ailesinin nafakasının Kureyş’ten orta halli bir ailenin geçimi seviyesinde olduğunu, ancak bu miktarı helal gördüğünü ve ayrıca Müslümanlardan herhangi biri gibi, kendi payına düşecek olan maaşı alacağını bildirmişti.
*
Hz. Ömer halife iken, Sahabeden Abdurrahman bin Avf kendisini ziyarete gelmişti. Selam verip müsait bir yere oturdu. Ancak halife kendisiyle hiç meşgul olmuyor, hatta selamını bile almıyordu.
*
Misafiri öylece sessizce bir müddet bekledikten sonra çalışmasını bitiren halife, rahlesinin üzerindeki beytülmale ait olan mumu söndürüp, kendi şahsına ait olan mumu yaktıktan sonra “Ve aleyküm Selam” deyip Abdurrahman bin Avf'ın selamını selamını aldı.
*
Taif gazasından sonra Peygamber Efendimiz: “Ganimet malından, habersiz olarak, her kim ne aldıysa, geri getirsin!” emrini vermişti. Amcaoğlu Hz. Âkil, hanımına verdiği bir dikiş iğnesini, ganimet malına hıyanet korkusundan, getirip, teslim etti.
*
Hayber savaşı kazanılmış, elde edilen ganimetler, birkaç kalede toplanmıştı. Rasülüllah Efendimiz, ganimetlerin başına muhafızlar tayin ederek, taksimden önce habersiz bir iğne dahi alanın, Cehennem ateşine müstahak olacağını bildirmişti.
*
Bu emir ve emanete riayet etmeyerek, ganimet malından menfaatlenen birinin ölümü üzerine, Peygamber Efendimiz: “O kimseyi Cehennem ateşinde görüyorum” buyurmuş ve Hz Ömer’i çağırarak: “Ya Ömer! Git, halka “Cennete müminlerden başka kimse giremez”, diye ilan et!.. emrini vermişti.
*
Efendimizin bu uygulamasından da açıkça anlaşılacağı gibi Beytülmal'a (hazine) el uzatmak cehenneme girmeye yegane sebeplerdendir.
*
Kamuda görev alanlar beytülmaldeki tasarrufuyla, bir iğneden dahi hesaba çekileceğini unutmadan, kullanmak ve istifade etmek için kendisine tahsis edilen varlıkları, gözü gibi muhafaza ederek, kendi malından daha fazla hassasiyet ve itina göstermelidir.
*
Kamu hizmetine talip olan atanmış ve seçilmiş kimselerin beytülmala "devletin malı deniz, yemeyen domuz" şerefsizliği ile yaklaşırsa önce bu dünyada rezil rüsvay olur, ahirette de bir iğneden dahi hesaba çekilip azaba müstahak olur.
*
Önümüzde belediye başkanlığı ve meclis üyelikleri seçimleri var. Nefsine güvenemeyenler aday olup da iki dünyalarını da harap etmesinler. Belki şimdiki halleri kendileri için daha hayırlıdır...
Not:
Devlet işlerini yaparken devletin mumunu, şahsî işlerini yaparken ise şahsına ait mumu kullandığı anlatılan kişinin İslam’ın ikinci halifesi Hz. Ömer bin Hattab olmadığı, bu zatın Hz. Ömer’in torunlarından, yıllar sonra Emevi halifeliğine getirilen Ömer bin Abdülaziz olduğunu söyleyenler de bulunmaktadır.