Florya 30 milyon dolar hırsızlık, Bilal Durmaz kimdir, Atilla Durmaz neden tutuklandı, Taç Döviz davası, Laleli döviz büroları operasyonu, kara para aklama iddiaları, 52 milyon Euro 47 milyon dolar ele geçirilen para, son günlerin en çok aranan başlıkları arasında yer aldı. İstanbul’da lüks bir sitenin otoparkında yaşanan 30 milyon dolarlık hırsızlık olayı, yalnızca bir asayiş vakası olarak kalmadı; finans dünyasını sarsan büyük bir soruşturmanın yeni halkası haline geldi.

11 Şubat 2026 tarihinde Florya’da meydana gelen olayın ardından başlatılan soruşturma, tutuklu iş insanı Atilla Durmaz ve oğlu Bilal Durmaz ismini yeniden gündeme taşıdı. Çalınan 30 milyon doların sahibi olduğu belirlenen Bilal Durmaz’ın, kamuoyunda “Taç Döviz davası” olarak bilinen geniş çaplı soruşturmanın merkezindeki isimle olan bağı dikkat çekti.

Süreç, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen ve “Terörizmin Finansmanının Önlenmesi” ile “Aklama Suçu” kapsamında değerlendirilen dosyayla kesişince, olay çok daha kapsamlı bir boyut kazandı.

Florya 30 Milyon Dolar Hırsızlık Olayı Nedir, Bilal Durmaz Kimdir?

Florya’da yüksek güvenlikli bir sitenin kapalı otoparkında park halinde bulunan bir araçtan 30 milyon doların çalındığı ihbarı üzerine polis ekipleri geniş çaplı inceleme başlattı. Güvenlik kameraları, site giriş-çıkış kayıtları ve çevredeki MOBESE görüntüleri mercek altına alındı.

Yapılan çalışmalar sonucunda, mağdur sıfatıyla ifade veren kişinin Bilal Durmaz olduğu tespit edildi. Bilal Durmaz’ın, halen tutuklu bulunan Taç Döviz sahibi Atilla Durmaz’ın oğlu olduğu bilgisi dosyaya girdi.

Bilal Durmaz’ın ne iş yaptığı, finans sektöründe aktif rol alıp almadığı ve çalınan 30 milyon doların kaynağının ne olduğu kamuoyunda en çok merak edilen başlıklar arasında yer aldı. Soruşturma dosyasına yansıyan bilgilere göre, paranın kaynağına ilişkin incelemeler titizlikle sürdürülüyor. Resmi makamlar, paranın hukuki statüsüne ilişkin değerlendirmelerin devam ettiğini belirtiyor.

Bilal Durmaz’ın özel hayatına ilişkin kamuoyuna yansıyan net bir bilgi bulunmazken, evli olup olmadığı ya da aktif ticari faaliyetlerinin kapsamı konusunda resmi açıklama yapılmadı. Soruşturma dosyasında odak noktası, paranın menşei ve bağlantıları olarak öne çıkıyor.

Taç Döviz Sahibi Atilla Durmaz Kimdir, Neden Tutuklandı?

Atilla Durmaz kimdir, neden tutuklandı? sorusu, operasyonun ardından en çok aratılan başlıklardan biri oldu. Laleli merkezli faaliyet gösteren Taç Döviz isimli şirketin sahibi olan Atilla Durmaz, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü geniş kapsamlı soruşturma kapsamında gözaltına alındıktan sonra tutuklandı.

Savcılık kaynaklarına göre Durmaz hakkında yöneltilen suçlamalar arasında kara para aklama ve suç örgütüne finansman sağlama iddiaları yer alıyor. Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen Durmaz, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.

Soruşturma kapsamında yalnızca Atilla Durmaz değil, toplam 33 kişi hakkında da tutuklama kararı verildi. Dosyada adı geçen diğer şüphelilerin, döviz büroları üzerinden yürütüldüğü iddia edilen finansal akışta farklı roller üstlendiği ileri sürülüyor.

Atilla Durmaz’ın kaç yaşında olduğu, nereli olduğu ve ticari geçmişine ilişkin bilgiler kamuya açık ticaret sicil kayıtları üzerinden incelenirken; soruşturma makamları esas olarak finansal hareketliliğe odaklanmış durumda.

Laleli Döviz Büroları Operasyonu Nedir, 52 Milyon Euro 47 Milyon Dolar Kime Ait?

İstanbul’un ticari merkezlerinden biri olan Laleli’de düzenlenen operasyon, soruşturmanın en kritik ayağını oluşturdu. Emniyet güçleri tarafından gerçekleştirilen baskınlarda, bazı döviz bürolarının güvenlik kamerası bulunmayan depo alanlarında gizlenmiş çelik kasalar tespit edildi.

Yapılan aramalarda; 52 milyon Euro, 47 milyon dolar, 44 kilogram altın ve 155 kilogram gümüş ele geçirildi. Ele geçirilen varlıkların toplam piyasa değerinin yaklaşık 5 milyar Türk Lirası seviyesinde olduğu ifade edildi.

İddianamede, söz konusu döviz bürolarının “emanetçi” olarak kullanıldığı, suçtan elde edildiği öne sürülen gelirlerin hızla nakde çevrilerek sistem dışına çıkarıldığı iddiasına yer verildi. “İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü” olarak tanımlanan yapılanmaya ilişkin değerlendirmeler de dosyada yer aldı.

Yetkililer, ele geçirilen para ve kıymetli madenlerin kime ait olduğu, hangi işlemler üzerinden sisteme sokulduğu ve hangi ağlar üzerinden dağıtıldığına ilişkin teknik incelemelerin sürdüğünü belirtiyor.

Kara Para Aklama İddiaları ve Taç Döviz Davası Detayları

Soruşturma dosyasında öne çıkan başlıklardan biri de kara para aklama iddiaları oldu. Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede, bazı ticari işletmelerin finansal sistem içinde kayıt dışı para hareketlerine aracılık ettiği ileri sürüldü.

Taç Döviz’in bu süreçte kritik bir rol oynadığı iddia edilirken, şirket bünyesinde gerçekleştirilen işlemlerin mercek altına alındığı öğrenildi. MASAK raporları, banka hareketleri ve döviz alım-satım kayıtları soruşturma kapsamında inceleniyor.

Yetkililer, soruşturmanın çok yönlü yürütüldüğünü ve yalnızca nakit para değil, telefon trafiği, fiziki takip ve dijital materyaller üzerinden de analiz yapıldığını vurguluyor.

Florya 30 Milyon Dolar Hırsızlık ile Atilla Durmaz Dosyası Arasındaki Bağlantı Ne?

Florya’daki 30 milyon dolar hırsızlık olayı, devam eden büyük soruşturmayla bağlantılı olup olmadığı yönünden de değerlendiriliyor. Çalınan paranın sahibi olarak ifade veren Bilal Durmaz’ın, tutuklu Atilla Durmaz’ın oğlu olması dikkat çekici bir unsur olarak dosyada yer aldı.

Soruşturma kaynakları, hırsızlık olayının münferit bir suç mu yoksa daha geniş çaplı finansal ağın bir parçası mı olduğuna ilişkin incelemelerin sürdüğünü belirtiyor.

Olayın ardından teknik takip ve iletişim kayıtlarının da dosyaya eklendiği, bazı isimler arasında yoğun telefon trafiği tespit edildiği ifade ediliyor. İş insanı Atilla Durmaz ile Mustafa Akın, Adem Soytekin ve Hüseyin Köksal’ın yakın çevresi arasında geçtiği öne sürülen görüşmeler, savcılık tarafından analiz ediliyor.

Şoförler ve koruma müdürleri üzerinden yürütüldüğü iddia edilen iletişim trafiğinin, kayıt dışı para akışıyla bağlantılı olup olmadığı araştırılıyor.

Telefon Trafiği Kayıtları Ne Gösteriyor, Soruşturmada Son Durum Ne?

İddianamede yer alan teknik takip verileri, soruşturmanın seyrini etkileyebilecek nitelikte görülüyor. Özellikle operasyon öncesi ve sonrası dönemde gerçekleştiği iddia edilen telefon görüşmeleri, finansal hareketlilikle eş zamanlı olarak inceleniyor.

Savcılık kaynakları, iletişim kayıtlarının tek başına delil niteliği taşımadığını ancak diğer bulgularla birlikte değerlendirildiğini vurguluyor. Çalınan 30 milyon doların kaynağına ilişkin mali incelemeler ise devam ediyor.

Yargı süreci sürerken, kamuoyunda en çok merak edilen soruların başında “30 milyon dolar nereden geldi?”, “Bu para resmi kayıtlarda var mıydı?” ve “Hırsızlık olayı soruşturmanın yönünü değiştirir mi?” geliyor.

Dosyada hem hırsızlık boyutu hem de mali suçlar kapsamında yürütülen ana soruşturma eş zamanlı olarak ilerliyor. Yetkililer, sürecin tamamlanmasının ardından kamuoyunun daha net bilgilendirileceğini ifade ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi