Chp kökenli birisinin başörtüsüne saldırması bizde eski reaksiyonları da nüksetti. Olayı eleştiren kısa bir yazı yazdım ... ve arkasından bir sürü eleştiri aldım. Bazı arkadaşlar neden uzun yazıyorsun? diye hep eleştiriler ama bu kısa yazıma yapılan yorum, eleştirileri gördükten sonra uzun yazmakta haklı olduğumu anladım.
Çünkü insanlar ya anlamamakta ısrarlı, ya anlattıklarımızı yanlış anlıyor, ya da yanlış tarafa çekiyor...
ne yazmıştık...
"Yaşam tarzımıza mudahale edilmesini istemiyoruz, bu ülkenin değerlerine, dinine karşı olanın o sevdikleri ülkelere gitmesini söyledik"
Aslında yazıyı çıplak halde okuduğumuzda bir hoşgörüsüzlük ve tahammülsüzlük görülmektedir.
Ama bu yazı zaten tersini savunun bir yazıdır. Yani mefhumu muhaliftir. Yani KARŞI TARAFTA EMPATİ DUYGUSU OLUŞTURMASI amacıyla yazılmıştır.
Yani biz böyle düşünmüyoruz
Böyle düşünenlere, yıllarca bize bu açılardan saldıranlara, sözlerini iade ediyoruz.
Siz bu sözleri bize söylerken biz nasıl inciniyorduk? anlayın demeye getiriyoruz.
Bu sözleri tüm medya bize söylemişti
Bu sözleri bu ülkenin başbakanı DEMİREL bile bize söylemişti.
Başörtüsü zulmüne karşı destek arayanlara bu ülkenin başbakanı söylemişti...
Fakat ilginç olan bir şey var... Müslüman bir ülkede yaşayacaksınız ve bu ülkenin değerlerini savunanları dışlayacaksınız. O insanlar da seslerini çıkarınca veya aynısı ile mukabele edince hemen "kimi kimin ülkesinden kovursunuz, bu ülke sizin tapulu malınız mı"
İyi de biz de bunu zaten size anlatmaya çalışıyorduk 40 yıldır. Bu ülke aynı zamanda Müslümanların da malıdır...
Bu ülkede başörtüsünden dolayı hakları yenen ve işlerine son verilen insanlar olduğunda nerdeydiniz ey demokratlar...
Bu ülkenin seçilmiş başbakanı "velevki başörtülü olsa" dediği için kapanma tehlikesi yaşandığında nerdeydiniz...
Biz yine de sizin yaşam tarzınıza müdahele edilmesine karşı olduğumuz gibi, bu ülkedenin hepimizin olduğunu söylüyor, kimseyi ötekileştirmemeye ve birliğimizi bozmamaya çalışıyoruz. Ama bize saygılı olun artık..
Sizden sadece bizim yaşam tarzımıza
sakalımıza, çarşafımıza, cübbemize, şalvarımıza, başörtümüze, dinimize, peygamberimize, inançlarımıza saygılı olmanızı istiyoruz.
Çok mu şey istiyoruz...
EK
Yoksa herkes baskasina saygili olduktan sonra bir arada yasayabilmede sorun yok. Başörtü ve yaşam tarzımız da Arap kültürü değil, İslam dinin emir ve yasaklarıdır.
Biz
Bize Arap ülkesin gidin diyenlerin mantinini kullanarak cevap verdik.
Nasıl bir duygu olduğunu anlasınlar diye
Biraz empati yeteneğini kazansınlar diye
Bu ülkede yıllarca bize bu söylendi. Bizzat bu ülkenin başbakanı söyledi. Peki o zaman demokrasi ve insan hakları adına neden karşı çıkılmadı.
Başörtü yasaklandığında biz başörtüsü mücadelesi verip polis copları yerken, demokratlar bize bu sözleri söylediler. Bunların hepsi gazete kayıtlarında ve polis kayıtlarında var
Başörtüsünü savunduğumuzda devlet memuriyetimize son verilirken de bu sözler söylendi.
Biz aslında BÖYLE BİR YAKLAŞIMI SAVUNMADIĞIMIZ HALDE KARŞI TARAFTA -BEĞENMEYEN GİTSİN- DUYGUSU, SÖZÜNÜN NE OLDUĞUNUN ANLAŞILMISA İÇİN SÖYLEDİK. AMA ONLAR HEP HAKLI...
İslam kültürü ile yaşamak istemeyen başka ülkeye gitsin demiyorum. Hiçte demem. Peygamberimiz bile Yahudilerle bir arada yaşadı. Sadece İslam kültürünü benimsemeyenler bize saygılı olmalı... Bizim yaşama tarzımıza saygılı olmalı. TIPKI BİZİM ONLARA SAYGILI OLMAK ZORUNDA OLDUĞUMUZ GİBİ..
ŞERH
Bu ülkede kimse inancından, kılık ve kıyafetinden dolayı mağdur edilmesini istemiyoruz. Böyle bir tavra önce biz karşı çıkarız...
Fikir, inanç ve yaşam tarzına müdahale İslami değildir.
Hoşgörülü,
sevgili
ve
saygılı olmalıyız...