Hadisleri kabul etmeyenlerin çıkış noktasında tamamen inkâr var. Bütün bu rivayetleri uydurulan din diye toptan red etme var...
Adam kendi kafasında bir din oluşturmuş ve onun dışındaki her şeyi red ediyor.
Bu kompleks mantığıdır. Kolaycı mantıktır. Red et kurtul... Tarihi red et. Hadisleri red et...
Hâlbuki Kur'anda tarihi bir rivayettir. En son sıra ona gelecektir diyorum ama aslında şimdiden başladı Kur'an etrafında benzer şüphe tohumları ekmeye...
Onun sloganı (uydurulan din, indirilen din) özellikle cahil veya kolaycı gençlerin hoşuna gidiyor. Hadis araştırması yapma, fıkıh okuma, kelam okuma yani tüm İslami ilimleri okuma cahil kal. Sadece hocanın anladığı şekilde anla... Senin aslında okumana gerek yok hocan zaten okuyor... İşin ilginç yanı hocaları gerçekten bu ilimleri okurken takipçileri de uydurulan din diye okumuyor, hocanın anladığı gibi inanarak aslında onlar akıllarını kiraya vermiş oluyorlar. Araştırmayan saf bir taklit...
Ne güzel... Cahillik erdem oluyor, din oluyor. Cahil olmak takdir topluyor. Kur'an oku ve heva ve hevesine uygun şekilde yorumla... Cahillerin en sevdiği kolaycılık...
Bu kadar kolay olsaydı neden Allah onu açıklamak için bir peygamber gönderirdi? Neden ashap ayetler etrafında tartışırdı?
Evet, Kur'an anlaşılsın diye indirildi ve herkes onu anlıyor. Ama senin anladığınla Resulullah'ın anladığı bir mi? ashabın anladığı bir mi? Ebu Cehil'in anladığı bir mi? sen anayasa kitabını bile eline aldığında bir avukata danışmadan anlamaktan acizsin. Bir kanun metni için bile avukat tutmak zorunda hissediyorsun.
Tabi ki tarihsel rivayetleri yok farz edenler bunu bilmezler.
Önemli değil. Gözümüzü kapatmakla güneşi yok edemeyiz... Gece olması güneşin yok olduğu anlamına gelmez...
Not:
Cahil olmak erdem oldu. Cahilim, rahatım. Her şeyi anlıyor ve biliyorum modundadırlar. Beyin göçü yaşıyorlar...