Hayatta bir takım kuralları kendine ödev edinen kimseler, başarıya ulaşanlardır.Bu yazımda toplumu kemiren bir hastalığımız olan fitne ’den bahsetmeye çalışacağım.
“Fitne” kelimesi, lügatte altın ve gümüşün iyisini kötüsünden ayırt etmek için ateşe atıp eritmek manasına gelen “Fe-te-ne” fiilinden türemiş bir isimdir.
Kelime zamanla daha geniş manalar kazanarak, ihtilaf kargaşa, şekavet kavga imtihan, anarşi, bozgunculuk, günah, şirk, bela ve daha başka manalara gelirse de, ekseriya bölücülük, bozgunculuk anlamında kullanılır.
Fitneye nelerin sebep olduğuna baktığımızda Allah rasulü s.a.v. şöyle buyuruyor. “Ahir zamanda, âlim ve ilim azalır, cahillik artar. Cahil din adamları türer, bu cahil din adamlarıyanlış fetva vermeleri sonucu fitne çıkarırlar ve insanları doğru yoldan saptırırlar.” (Buhari)
Âlimler toplumun temel taşıdır. Yaşadıklarızamanın olumsuz olması, onların hak ve adaletten ayrılmalarını gerektirmez. Onlar sözleri ve fiilleri ile kendisinden sonra gelecek insanlara ışık olur, yol gösterirler.
Fitneyi önlemek için insanımızın bilgilenmesi ve eğitilmesi şarttır. Bu bilgilenme noktasında bir örnek paylaşmak istiyorum.
“Eski Yunanda , Sokrates bilgiyi saklaması sebebiyle saygı değer bir ün yapmıştı.. Bir gün büyük filozof bir tanıdığına rastladı ve onunla aralarında şöyle bir konuşma geçti.
Adam: Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?
Sokrates: Bir dakika bekle. Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna “Üçlü Filtre Testi” deniyor.
Adam: ÜçlüFiltre mi?
Sokrates: Doğru. Benimle arkadaşım hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek, iyi bir fikir olabilir. Üçlü filtre testi dememin sebebini birazdan anlayacaksın. Şimdi birinci filtre; ‘Gerçek Filtresi’ Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam anlamıyla gerçek olduğundan emin misin?
Adam: Hayır. Aslında bunu sadece duydum ve ….
Sokrates: Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun. Şimdi ikinci filtreyi deneyelim, ‘İyilik Filtresini.’ Arkadaşım hakkında bana söylemek üzere olduğun şey iyi bir şey mi?
Adam: Hayır, tam tersi…
Sokrates: Öyleyse, onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı.’ İşe yararlılık filtresi.’ Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim işime yarar mı?
Adam: Hayır, pek değil.
Sokrates: İyi, eğer bana söyleyeceğin şey doğru değil, iyi değil, işe yarar ve faydalı değilse bana niye söyleyesin ki?...
Sokrates’in dediği gibi bizi ilgilendirmeyen konulardan uzak kalmak bizim yararımızadır. Çünkü insan duyduklarından ve gördüklerinden sorumlu tutulacaktır. Hz. Peygamberin s.a.v. hadisi şerifleri buna en güzel örnek olacaktır.
Ebu Ümame’ninr.anaklettiği bir hadiste Rasulullah s.a.v: “Öyle fitneler olacak ki, kişi mümin olarak sabahlayıp kâfir olarak akşamlayacaktır. Ancak Allah’ın ilim vermek suretiyle ihya ettikleri müstesna “ buyurarak bilgili insanların hiçbir zaman fitnenin tuzağına düşmeyeceklerini haber vermiştir.
Konuyu enfal suresinin 73. ayetiyle tamamlayalım.
Allah’u Teâlâ’nın emirlerini yerine getirmez, kendi aranızda dost olmazsanız, yeryüzünde fitne ve büyük bir fesat olur.
Rabbim, fitne belasından, kendisinin emirlerini yerine getiren, hem kendisine hem de müminlere dost olanlardan eylesin inşallah.