Uluslararası hukuk açısından Suriye’nin garantörü İngiltere ve Fransa'dır. ABD'nin ise Suriye üzerinde hukuki bir hakkı bulunmamaktadır. Rusya ise hükümetle anlaşmalar yaparak Suriye topraklarında askeri güç bulunduruyor. Türkiye de bilindiği gibi kendi sınır güvenliğini korumak için uluslararası hukuka uygun olarak belli bir derinliğe kadar Suriye'de askeri güç bulunduruyor.
*
ABD'ye gelince: ABD'nin Suriye üzerinde hiç bir hukuki hakkı yoktur. Buralara gelebilmek için Irak toprakları üzerinde "Irak Şam İslam Devleti" maskesi altında IŞİD'i örgütledi, IŞİD'e karşı da PYD/PKK'yı örgütleyerek girmeye çalıştı.
**
Öte yandan da NATO ittifakı çerçevesinde, İngiltere ve Fransa'nın garantörlük hakkından faydalanarak, BM’yi de arkasına alıp, Suriye’ye girmek istiyor. Tıpkı Irak'ta sözde koalisyon gücü kurduğu gibi...
*
ABD-İsrail, muhtemelen İngiltere ve Fransa'nın bölgedeki planları Akdeniz'deki enerji havzalarında kontrolü sağlamanın yanında çıkacak herhangi bir çatışmada İsrail lehine Suriye'den irice bir toprak parçası kopararak Filistinlileri buraya sürmektir.
*
Suriye’de meydana gelecek bir savaşı dünya Müslümanları'nın dikkatinden kaçırmak için İran ile Suudi Arabistan'ı çatıştırmak istiyorlar. Böyle bir durumda İran ile Suudi Arabistan arasında bir füze savaşı uzak bir ihtimal değil. Tabii böyle bir savaşa Yemen'i de dâhil ettiğinizde Suudi Arabistan'dan geriye ne kalır; bilinmez!
*
Bölgede bir çatışma ihtimali uzak değil. Bugüne kadar bir çatışma olmadı ise, kimsenin böyle bir çatışmanın sonucundan emin olmadığı içindir.
*
Aslında Rusya İle ABD'nin bölgede karşı karşıya gelmesini isteyen iki ülke İsrail ve Suriye'dir. İsrail, ABD desteği ile kendi lehine topraklarını genişletmek isterken, Esed de Rusya'nın desteğiyle savaş sonrası daha güçlü bir Suriye'ye sahip olacağını hesap ediyor.
*
ABD, ve Rus donanmalarının Doğu Akdeniz’de bir çatışmaya girmesi bir anda dünya savaşına da dönüşebilir. İşte o zaman kimsenin hesabı tutmaz, Allah'ın hesabı galip gelir...