Muhammed on yaşında, iki gözü doğuştan âmâ (kapalı) bir delikanlı. Muhammedle bir ziyarette karşılaştım. Birilerinin yardımı ile yürüyebiliyordu.

Muhammedle dedesinin eşliğinde tanıştım ve aramızda kısa bir sohbet geçti. Bu sohbette muhammed, durumundan hiç şikayet etmedi. Muhammed hayata umutla bakıyordu. Konuşurken ona, gelecekle ilgili neler düşündüğünü sorduğumda, verdiği cevap, hepimize ders olacak nitelikteydi.

KURANIN FAZİLETİ

Muhammed Hafız olmak istiyordu. Hafız olacaktı ve İstanbula yerleşecekti. O normal çocukların bile zorlandığı, gerçekten zor, fakat kutsal bir yola hazırlanıyordu. Zor olan bu yolun sevabı da büyüktü. Başardığında ailesinden başlayarak, yakınlarından on kişiye şefaat edebilecekti. Çünkü bir hadisi şeriflerinde efendimiz s.a.v: “Her kim Kur’ân-ı okur ve ezberler, helal kıldıklarını helal sayar, haram kıldıklarını haram kabul edip uzak durur; Allah O Kur’ân sebebiyle onu Cennete koyar ve ailesinden Cehennemlik olan on kişiye de şefaatçi kılar.” (Tirmizi, İbn Mâce, Ahmed İbni Hanbel)

 Bu yolda, büyükleri (annesi,babası,abisi,dedesi ve diğer aile fertleri)muhammedin gözleri olmuşlardı. Onun tüm ihtiyaçlarını görüyorlardı

Muhammede hayatında başarılar diliyoruz ve bu dünya imtihanında başarılı olmasını, hedeflerine ulaşmasını temenni ediyoruz.

HALEP'TEKİ YETİMLERE ENSAR OLALIM

Küçük Muhammedin ailesi nasıl onun ihtiyaçlarını gideriyorsa, halepteki kardeşlerimizin ihtiyaçlarını görmekte biz kardeşlerine düşer.

 Şu an Halepte adını koyamadığımız bir dram yaşanıyor. Savaş öncesi dört milyon nüfuslu kent harabeye dönmüş durumda. Şehirde ne yiyecek ne de içecek namına, herhangi bir şey kalmamış durumda. Hastaneler vurulduğu için sağlık hizmeti yapılamıyor. İnsanlar köşeye sıkıştırılmış, ölüme terkedilmiş durumda. Halepte ne yapılmak isteniyor, işte bu soruya cevap veremiyoruz. Bu dünya için yirmibirinci yüzyılın ayıbıdır.

Maalesef halepte, masum sivil halka saldırıyı yapanlar müslüman olduklarını söyleyen kişilerdir. Orada bu zulmü yapanların, o kadar gözü dönmüşki, mağdur insanlara tahliye için gönderilen otobüsleri vuruyorlar. Masum, silahsız insanları hedef almak, içinde kadın ve çocukların olduğunu bile bile onlara zulmetmek hangi inançla bağdaşır.

ÇÖZÜM OLMALIYIZ

Sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarına destek olmak bu yolda en iyi çözüm olacaktır. Geçen cumartesi günü Halepten gelen ailelere için, acil yardımlar hazırladılar. Yüzlerce tır yardım için hazır bekletiliyor.  Bu soğuk kış gününde halepli kardeşlerimiz, bizlerin yardımlarına, yol göstermesine muhtaçlar. Bizler o kardeşlerimizin ellerinden tutacağız ve onların tutan elleri, gören gözleri olmaya ,ekmeğimizi ve aşımızı paylaşmayı kendimize farz kılacağız.

Halep bizim yetimimizdir. Efendimizin müjdesine mazhar olmak için gayret edlim inşallah. Nitekim Rasulullah s.a.v. ben ve yetimi sevindiren, şu iki parmağım gibi cennette yanyana olacağız buyuruyor. Bizlerde halepteki yetimlere ensar olacağız ve onları asla yanlız bırakmayacağız.