Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin dünkü grup toplantısında İrlanda Denizi'ndeki Man Adası'nda kurulan Belvev Limited Şirketi'nin offshore hesabına Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ailesi tarafından para gönderildiğini iddia ederek bazı belgeler göstermişti. Göstermişti derken söyle bir sallayıp tekrar dosyasına koymuştu...
*
Grup toplantısının hemen ardından Erdoğan'ın avukatları Kılıçdaroğlu'nun 'offshore para transferinin kanıtı' diye elinde salladığı evrakların, sahte olduğunu açıkladı ve Kılıçdaroğlu'ndan elindeki evraklarla birlikte savcılığa suç duyurusunda bulunmasını istedi.
*
Kılıçdaroğlu neticede siyaset yapıyor. Eğer ülkenin Cumhurbaşkanı bir yolsuzluk yapmış, milletin parasını zimmet etmişse elbette bunun takipçisi olacaktır. Ancak bu iddiaya önce kendisinin tam olarak inanması ve elinde bulunan evrakları hem adli makamlarla hem de kamu oyu ile paylaşması lazım.
*
Fakat kılıçdaroğlu şu ana kadar bu yolu tercih etmedi. Evrak olduğunu iddia ettiği kağıtları ne adli makamlara teslim etti ne basınla paylaştı, ne de kamu oyu ile...
Bu durumda Kılıçdaroğlu'nun elindeki "evrakların" sahte olma ihtimali ağır basıyor.
*
Anamuhalefet liderinin Cumhubaşkanını hırsızlıkla suçlaması çok ağır bir ithamdır. Bunun belgelerle ispatı gerekir. Doğruluğundan emin olunmadan ortaya atılan bu iddia çok ağır bir iftiradır.
*
Cumhubaşkanı "Böyle bir şey yok, eğer bunu ispat ederse ben bu görevi bırakırım, aksi halde Kılıçdaroğlu o makamı boşaltmalı" diye kamuoyu önünde onu iddiasını ispata çağırdı...
*
Şimdi Kılıçdaroğlu'a düşen iş, ortaya attığı bu ağır iddiayı ispat etmektir. Aksi halde zaten zayıf olan inandırıcılığı tamamen ortadan kalkacak ve toplumda siyasi müfteri olarak tescillenecektir.