Mübarek ramazan ayına girmiş bulunuyoruz. Rabbim bu güzel ayıbizlere, tutulan orucuyla, bereketli sahuruyla, topluca beklenen ve açılan iftarıyla, Ramazan ayına has bir namaz olan teravihiyle ve Cibril’i emin ile Hz.Peygamberin s.a.v. beraberce yaptıkları sünnetleri olan mukabeleleri ile hakkıyla eda edenlerden eylesin inşallah.
Bu konuda birçok ayet ve hadisler olması, bu aya ne kadar değer verilmesi gerektiğini gösteriyor.
Rabbimiz Bakara suresi 183. ayetinde; Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınmanız için oruç, sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de farz kılındı, buyuruyor.
Hz. Peygamber s.a.v. ise “Cennettereyyân denilen bir kapı vardır ki, kıyamet günü oradan ancak oruçlular girecek, onlardan başka kimse giremeyecektir. Oruçlular nerede? diye çağrılır. Onlar da kalkıp girerler ve o kapıdan onlardan başkası asla giremez. Oruçlular girince o kapı kapanır ve bir daha oradan kimse girmez.” buyurmaktadır. (Buhârî, Savm 4; Müslim, Sıyâm 166.)
Bu mübarek aydan istifade edebilmek için, ramazan ayını doğru bir şekilde geçirmek gerekiyor.
Oruç sadece aç kalmak olarak algılanmamalıdır. Bir bütün olarak vücudumuzun tüm azalarına oruç tutturmak gerekir.
Bunun yanında manevi olarak ta, ecrini Allahtan bekleyerek tutulan orucun karşılığı sadece yüce Allah’ın vereceği, takdir edeceği sevapla ödüllendirilecektir.
Ayette geçtiği üzere oruç Allah’a karşı gelmekten koruyor. Yani orucun koruyucu olduğunu ve bizleri Allah’a yaklaştırıcı bir ameliye olduğunu hiçbir zaman unutmayalım.
Oruçluların cennette gireceği kapı olan reyyan kapısını ise şöyle düşünmek gerekiyor.
Düşünelim Hz. Âdem’den bu yana ne kadar insan yaşadı, bunların ne kadarı Allah’ın rızasına uygun olarak ömrünü tamamladı cennetlik oldu ve ne kadarı yüce Allah’ın bu cennet kapılarından Reyyan kapısından girmeye, yani bu mükâfata mazhar olabileceğini tahayyül edelim.
Bu çok büyük bir mükâfat ve büyük bir özelliktir. Bu hediyeye kavuşmak için bir de tavsiyemiz olacak. Bu tavsiye ailece yapacağımız bir ibadet olacak.
YETİMLERİN, FAKİRLERİN SOFRASINA MİSAFİR OLMAK
Yetimlerin fakirlerin sofrasına nasıl misafir olmak gerekir. Bu kardeşlerimizin kimse kapısını çalmazken bizler yemeklerimizi yaparak omları evlerinde ziyaret ederek onları mutlu etmemiz belki de ramazan ayında yapacağımız en güzel işlerden birisi olacaktır.
KUR’AN AYI
Ramazan aynı zamanda Kur’an ayıdır. Kur’an’ı kerimin indiği aydır. Bu ayda Kur’an’ı kerim okunarak mukabeleler yapılıyor. Bu gerçekten çok güzel bir ibadettir. Fakat yapılması sadece Kur’an’ın sadece Arapça metni değildir. Kuranı kerimin mealinin (anlamının da) okunması gerekiyor. Sadece mukabele okunduğunda, anlam eksik kalıyor ve Kur’an’ın anlaşılması bir başka bahara kalıyor.
Geçen ramazan ayında yaşayan fakat bu ramazan ayına kavuşamamış birçok dostumuz oldu. Bizlerin de bir sonraki ramazan ayına çıkacağımızı bilemiyoruz. Bu bilinçle ramazan ayını en güzel bir şekilde geçirelim inşallah. Dua ile