Köyün hemen çıkışında, tepenin üzerinde ulu bir ağaç vardı. Ahali o ağacın altında oturur, dinlenir, sohbet ederlerdi. Gel zaman git zaman bu ulu ağaca bir takım mucizeler ithaf ederek ağacı kutsadılar. Ona dilekler adamaya, dallarına bez bağlamaya ve hacetleri için ağaca dua etmeye başladılar.
*
Bu duruma çok üzülen köyün ileri gelenlerinden biri o ağacı keserek ahaliyi bu yanlıştan kurtarmak için baltasını alıp yola çıkar. Tam ağacı keseceği sırada karşısında bir adam belirir.
- Ne yapıyorsun burada sen?
- Bu ağacı keseceğim!
- Neden?
- Çünkü köyümün halkı bu ağaca perestiş etmeye başladı
- Bundan sana ne? O ağacı kesmene müsaade etmeyeceğim
*
Münakaşa uzayınca kavga etmeye başlarlar, ağacı kesmek isteyen adam karşısındaki altına alıp iyice bir dayak attıktan sonra kesim işini yarın yaparım diye evine döner.
*
Ertesi gün baltasını alıp gene yola çıkar. Tam ağacı kesmeye başlayacağı sırada o adam karşısında belirir. Köylü,
- Dünkü dayaktan uslanmadın mı, gene ne istiyorsun, diye sorunca, esrarengiz adam,
- Sana bir teklifim var, gel bu ağacı kesme ben de sana her ay bir miktar para ödeyeyim. Bak fakir bir kimsesin, çoluk çocuğun var, bu ağacı kesip de ne olacak sanki? deyince köylünün aklı karışır sonunda teklifi kabul eder. Böylece anlaşırlar.
*
Esrarengiz adam köylüye söz verdiği parayı üç bey kadar ödedikten sonra ortadan kaybolur. Bizim köylü biraz sabreder, bekler, ama nafile; gelen giden yok!
*
Ağacı kesmek için baltasını yeniden omzuna vurup yola çıkar. Tam ağacı keseceği anda esrarengiz adam yeniden belirir.
- Ne yapıyorsun
- Ağacı keseceğim?
- Neden?
- Sen sözünde durmadın, ödeme yapmayı kestin… Aralarında başlayan münakaşa kavgaya dönüşür. Bu kes esrarengiz adam köylüyü altına alıp iyice dövdükten sonra,
- Ben şeytanım, o ağaca insanların perestiş etmesi hoşuma gidiyordu. Ancak sen onu kesmeye karar verice karşıma çıktın ve beni yendin. Çünkü niyetin halisti ve Allah’ın rızasını arıyordun. Şimdi ise niyetin para oldu ve ben seni yendim… Hadi artık yoluna git, der.
*
İyi niyetle mevki ve makam sahibi olup da sonuna kadar ihlâsla görevini yapanlara şapka çıkarırız. Ancak yolun ortasında ruhlarını şeytana satanlarla da kavgamız devam eder.
*
Bu arkadaşlar bize hiç iyi niyetten bahsetmesinler. Dante İlahi Komedyası’nda “Cehenneme giden yol iyi niyet taşlarıyla döşenmiştir” diyor. İyi şeyler yapmak için iyi niyet yetmez, amellerin de iyi olması gerekir.