Derler ki; Sert esen rüzgâr çoğu zaman çürük dalları alır, indirir.
Hatırlarsınız: Bir zamanlar Erkan Mumcu adında genç ve cevval bir siyasetçi vardı. Erkân Mumcu'yu gaza getirip ortaya attılar, sert esen siyasi rüzgar onu da alıp indirdi. Çünkü mensubu olduğu ağacın ana gövdesinde iğreti duruyordu.
*
Bir de Abdüllatif Şener vardı. O da emanet duran dallardandı. Zamanın gazına geldi, ana gövdeden koptu, parti kurdu. AK Parti rozetiyle gittiği memleketi Sivas'da 500 araçlık konvoyla karşılanırken bağımsız milletvekili bile seçilemedi...
*
Abdullah Gül'e gelince: O da kendini müstağni görerek davasına ve dava arkadaşlarına yukarıdan baktı, ama mihverden savrulup gitti...
*
Siyasetin doğasında vefa vardır. Davasına vefasız olan kimseler halkına vefa gösterir mi? Halk bunu bilir ve gereğini yapar!...