Geçtiğimiz pazar günü Türkiye seçimini yaptı.

Katılımın beklenenin üstünde olması, vatandaşların oy kullanmak için binbir türlü fedakarlık yapması takdire şayandı.

Zira sedye ile sandıklara gidenler, kalp hastalarının, şeker hastalarının serumla sandığa gitmesi bu ülkede insanların kendisini yönetenleri seçme konusundaki iradesinin ne kadar üst düzeyde olduğunun açık bir kanıtı oldu.

Sandıklar açılıp oylar sayılmaya başlandıktan sonra da bu halkın oy verirken ne kadar bilinçli davrandığı ortaya çıktı.

O günden beri birçok stratejist ve analist seçim sonuçlarını analizi etti.

 

Biz de köşemizde birkaç cümle yazmak isteriz:

1- Milletimiz seçimler konusunda oldukça hassas ve bilinçli olduğunu ortaya koymuştur.

2- Bu millet 16 yıl boyunca ülkeyi teslim ettiği liderlerine bir kez daha destek vermiş, onun liderliğini perçinlenmiştir.

3- Vatandaş, Recep Tayyip Erdoğan' a gösterdiği ilgi ve desteğin aynısını AK Parti' ye göstermemiştir. Bir süredir cumhurbaşkanlığı sisteminden dolayı AK Parti teşkilat ve kadrolarından uzak kalan reisi uyarmışlardır. Partinin metal yorgunluğu, teşkilatlardaki sıkıntılar, milletvekili adayı tercihleri ve diğer konularda gereken mesajlar verilmiştir.

4- AK Parti'nin son dönemlerde halktan kopuk, kibirli, küstah, rant ve kayırmaya dayalı siyaseti cezalandırılmıştır. Her ne kadar hala Türkiye' nin en çok rağbet gören partisi olsa da seçmenler bu partinin üzerinde Recep Tayyip Erdoğan'ın gölgesi olduğu için bu partiye oy verdiklerini hissettirmişlerdir.

5- Devlet Bahçeli liderliğindeki Milliyetçi Hareket Partisi son dönemlerde AK Parti' nin devletin menfaati için çalışan bir parti olduğunu hissettiğinden dolayı onunla ittifakının meyvelerini toplamaya başlamıştır. Hem aldığı oy oranıyla hem de durduğu pozisyon itibariyle bundan sonra kilit bir parti olmaya devam edecektir.

6- Cumhuriyet Halk Partisi çıkarttığı cumhurbaşkanı adayı ile beklenmedik bir çıkış göstermiştir. Muharrem İnce yaptığı popülist kampanya sayesinde kendi bireysel oylarını arttırmayı başarmış, gelecekte ana muhalefet siyasetinde çok önemli bir gündem olacağını ortaya koymuştur.

7- Cumhuriyet Halk Partisi, Recep Tayyip Erdoğan düşmanlığı üzerinden yaptığı ittifaklarla biraraya gelmezleri bir araya getirmiş ve karışık bir birleşene de öncülük yapmıştır. PKK ile arasına bir türlü mesafe koyamayan HDP' yi oylarıyla meclise taşımış, İyi Partiyi ittifakın içinde tutarak meclise milletvekili göndermelerini sağlamıştır.

Dolayısıyla bir taraftan PKK' nın uzantısı olan bir partiyi, diğer taraftan Fetö' nün proje partisini desteklemiştir. Böylece Cumhuriyet Halk Partisi ulusalcı ve devletçi yapısından büyük bir ödün vermiştir.

Kaldı ki bu Kemal Kılıçdaroğlu CHP' sinin ilk kirli ittifakı da değildir. Deniz Baykal her ne kadar burjuva ve CHP' yi başarısız bir parti halinde bıraksa da en azından ulusal konularda hassasiyet sahibi biriydi. Ancak Kılıçdaroğlu CHP' si bambaşka mahallelerde gezinmeye başlamıştır.

8- "HDP, doğuda baskı ile oy alıyor" söylentilerinin hem doğru olduğu, hem de gerçeği tam yansıtmadığı ortaya çıkmış oldu. Her ne kadar doğuda Kürt seçmenlerin desteği azalsa da yine de büyük oranda HDP' ye destek verdikleri yadsınamaz bir gerçek olarak göz önünde duruyor.

9- İyi Parti fetönün proje partisi olarak ilk sınavını vermiş oldu. Her ne kadar sosyal medyada ve anket şirketlerince oy oranı çok daha yüksek gösterilse de aldığı oy azımsanmayacak bir oydur. Bundan sonra siyaset arenasında nasıl bir yer edineceği de önümüzdeki günlerde kendini daha iyi ortaya koyacaktır.

 

Sonuç olarak fotoğrafın bütününe baktığımızda ülke için kriz ve kaostan uzak, istikrarın sağlanacağı bir meclis aritmetiğinin ortaya çıktığı bir seçimi geride bırakmış olduk.

Bazen zorlansa da AK Parti' nin birçok kanun ve yasayı rahatlıkla çıkarabileceğini söyleyebiliriz.

Diğer taraftan Recep Tayyip Erdoğan' ı bundan sonra çok zor günler bekliyor. Bir dahaki sefere verilen bu kredinin geri alınma tehlikesine karşı partiyi çok ciddi bir neşter atması gerektiği aşikardır.

Önümüzdeki günlerde gerek milletvekili adaylığı seçiminde, gerek teşkilatlarının yeniden şekillenmesinde çok hareketli zamanlar geçireceğimiz kesin gibi görünüyor.

Allah, ümmetin umudu olan ülkemize zeval vermesin. Zaferi bütün islam ülkelerinde coşkuyla kutlanan seçimi hakkımızda hayırlı kılsın.

Ülkemizin Recep Tayyip Erdoğan önderliğinde  büyümesini ve ümmetin umudu olarak kalmaya devam etmesini temenni ediyorum.

 

Selam ve dua ile