Ol deyince olduran,

Öl deyince öldüren,

Denizleri Musa’ya yol,

Ateşleri İbrahim’e gül,

Güvercinleri Muhammed’e yar,

Gaziantep’i bize yurt eyleyen,

Sırların sırrını, gizlerin gizini, kapalı kapılar ardındaki fısıltıları duyan Allah’a hamdolsun!

 

Hz. Adem’den bu yana kula kul olmayıp, sadece Allah’a kul olanlara,

Ve elbette bu güzel şehrin, siz güzel insanlarına selam olsun!

 

Hani demiş ya şair;

Merhaba kardeşim, arkadaşım, gönüldaşım,

Merhaba sırdaşım, amuzdaşım, kaderdaşım,

İçtiğim su, aldığım hava, yediğim ekmek, uyuduğum döşek

Gördüğüm rüya, beklediğim umut, yaşadığım toprak merhaba!

 

Merhaba;

Ormanda ağaç, ağaçta dal, dalda yaprak, yaprakta tırtıl,

Merhaba ovada çimen, denizde dalga, yaylada kar, dağda bulut merhaba

Mehmet Nuri Paşada namazım, soğuk sabahında duam,

Merhaba Şahinbeyim, Şehitkamilim, Oğuzelim, Yavuzelim, Arabanım,

İslahiyem, Gavurdağım, Nizibim, Karkamışım merhaba!

 

Merhaba çiğköftem, baklavam, beyranım, kebabım,

Erikçede, Dülükte, Allebende sahram, pikniğim,

İmam Çağdaşta kebabım, Recep Ustada nohutum

Merhaba porsiyon ciğerim, ekmek arası dönerim

Tahmiste kahvem, Tül Kahvesinde çayım,

Merhaba yediğim ekmek, içtiğim şalgamım!

 

Merhaba, Zeugmam, Yesemeğim, Dülükbabam,

Rum-kalem, Ezo-gelinim, Tilbaşar’da seramiğim, Şirin-narım,

mahallede bakkalım, pamuk tarlasında ırgatım

Vergi dairesinde memurum, dağda çobanım, yürekte sızım, duvarda sazım

Hasatta yazım, gelinim alyazmalım, nazım merhaba!

 

Merhaba İpek Yolum, heybetli kalem, geçit vermez Torosum,

Hınzırlı yaylam,  adam yutan Gavur-dağım, karı bitmez Sof dağım,

Merhaba Barak türkülerim, Fırat ağıtlarım

Dicle’ye yaktıklarım, sıra gecelerim merhaba!

 

Merhaba ağaçlarım, çamlarım, selvilerim, çınarlarım,

Nizip’te fıstığım, Yavuzeli’nde pamuğum, İslahiye’de üzümüm

Arabanda karpuzum, Amik’te pamuk-biberim, Oğuzelinde dolmalığım

Sanayide işçim, fabrikada patronum, hastanede doktorum,

En önde yürüyenim, arkaya düşenim!

 

14lü şehitlerim, Karayılanım, Küçük Şehit-kamilim

Gece kondumda süpürge tohumu yiyenim

İbrahimli’de etsiz olan yemeği yemeyenim,

Dedem, edem, ebem, balam, cennetim cehennemim

Ey benim güzel Anteplim merhaba!

 

Merhaba kardeşim, arkadaşım, gönüldaşım merhaba

Merhaba sırdaşım, amuzdaşım, kaderdaşım merhaba

Merhaba Türküm, Kürdüm, Arabım,şehirlim, köylüm,

Küçüğüm büyüğüm, ihtiyarım gencim,

Bana merhaba yok mu diyen her bir Anteplim

Sana da merhaba …

 

Sevgili Referans Gazetesi okurları, inşallah bugün bu köşede başladığımız yazı serüvenimizle güzel bir dostluk kurar, sevincimizi, hüznümüzü paylaşma imkanı buluruz.

Bazen güzel şehrimizin en müşkül konularını köşemize taşır, bazen gece kondudaki bir hüznün hikayesiyle hemdem oluruz. Yani ağlanması gerekenlere ağlayıp, gülünmesi gerekenlere birlikte güleriz.

Ama ne olursa olsun bu güzelim şehri, haydutlara asla teslim etmeyiz, birçok ali-cengiz oyununu boşa çıkararak kardeşçe yaşadığımız bu şehri yaşanmaz hale getirmek isteyenlere asla fırsat vermeyiz.

İşte şu an bu satırları okuyan sen güzel hemşerime, canı gönülden ve yürek dolusu bir selam ile tekrar “merhaba” diyorum.

Allah yazdıklarımızın tesirini halk-eylesin ve yazılarımızı iyileri incitecek satırlardan korusun.

Selam ve dua ile…