Geçen pazar İstanbul üniversitesi ilahiyat fakültesi İslam tarihi anabilim dalı öğretim üyesi, Profesör Doktor Adnan Demircan şehrimizde misafirimiz oldu.
Bülbülzade Vakfı Öğretmen Komisyonunun düzenlediği programda Prof. Dr. Adnan Demircan “İktidar Mücadelesi; Haricilik ve Tarihin Tekerrürü” başlıklı sunumda bulundu.
Hoca tarih noktasında derin bir bilgiye sahip olduğunu, yapmış olduğu sunumla ortaya koydu.
Tarih, bizler için her zaman çekici olmuştur. Bir de ehil bir ağızdan dinlendiğinde dinleyenleri geçmişe götürerek sanki o zamanı yaşamış gibi hissettirir.
Hoca sunumunda, Hz. Ömer ve Hz. Alinin hayatındaki tarihi inceliklere değindi.
Adnan Demircan hocamın anlatımı da o kadar veciz oldu ki sanki Hz. Ömer’in şahadetinde oradaymış gibi, sıffin savaşında savaşa katılmış ve oradaki olaylara canlı şahit olmuş gibi hissettirdi bizlere.
Bilgiye, samimi, kendini işine adayan, gayretli hocalarımızın sohbetiyle ulaşmak, o konuda ki ilgiyi yoğunlaştırdığını ve onların çalışmaları olan kitaplarıyla tarih okumalarının artırdığını söyleyebiliriz.
Tarih neden önemlidir diye sorulduğunda şöyle cevap verilir.” Geçmişini bilmeyen milletler geleceğe güvenle bakamazlar. İstikbal, tarihi doğru okuyan ders alan ve geleceği doğru planlayanlarındır” diyebiliriz.
İKTİDAR MÜCADELESİ
Geçmişten günümüze iktidar mücadelesinde Hz. Ali ve muaviye olayını ayrıntılarıyla anlatan hoca, o günkü yerel, konjoktürel şartların göz önüne alınarak değerlendirilmesi gerektiğini ve amacımızın tarihi yargılamak olmadığını ve o günleri öğrenmek ve anlamak olduğunu anlatmaya çalıştı.
Ayrıca Hz. Osman’ın, hilafetten vaz geçmesini isteyenlere karşı, nasıl bir yol izlemesi gerektiği noktası da önemli bir bilgiydi.
Hz. Osman’ın şehadeti öncesi çıkan kriz de, çözüm nasıl olmalıydı. Daha önce böyle bir durum olmamıştı. Halifeler hayatlarının sonuna kadar görevlerini devam ettiriyorlardı.
Hz. Osman’ın konuyu istişare ettiğini ve istişare sonucu olarakta halkın her istediğinde halifenin görevden alınmak istenmesiyle sonuçlanacağından buna yanaşmadığını anlattı.
Hz. Osman’ın öldürülmesinin hukuki değil de siyasi olduğuna değinerek, Hz. Osman’ın seksen küsur yaşın da olmasına rağmen kararlı durduğunu ve kendisini feda ettiğini izah etti.
Haricilerin çıkışı ve o dönemdeki etkilerini delilleriyle anlatarak, bu günkü işid mantığının da haricilerle örtüştüğünü, onların da kendilerine göre delilleri olduğunu ve İslam’ı farklı yorumladıklarını izah etmeye çalıştı.
TARİH TEKERRÜR’MÜDÜR
George Santayanader ki: Tarihi öğrenmeyenler, onu tekrar yaşamak zorunda kalırlar.
Tarih tekerrür ‘müdür sorusuna İbni Haldun’dan örnek vererek devam etti.
İbn Haldun’un geçmişin bu güne, bugünün de geçmişe, suyun suya benzediği gibi benzediği, örneğini verdi. Yani insan mefhumunun aynı olduğunu, Tarihe takıntılı olmadan, geçmişte kalmadan bu günün değişimini doğru yakalamak gerektiği konularına değindi.
Bunun yanında günümüzde bilgiye daha fazla, daha kolay ulaşıldığını ve bu değişimlerin çok hızlandığını ve her neslin yeni bir toplumu oluşturduğunu ve farklılaştığını söyledi.
Adnan hocam devamla bugünkü bir takım sorunlarımızı batıya yüklemenin yanlış olduğunu ve bu sorunları çözmek yerine, sorunları örtmek anlamına geldiğinin üzerinde durdu.
Programın sonuna doğru işid zihniyetini ve yanlışlarını anlatarak, Kuran’ın doğru yorumlanmasının esbabı nüzul ile değerlendirilmesinin önemini değinerek sunumunu tamamladı.
Adnan Demircan hocamın sunumundan keyif aldığımı ve istifade etiğimi özellikle söylemek istiyorum.
Bu programların daha sık yapılması, halkın bilinçlenmesi açısından çok önemli olacağını özellikle belirtmek istiyorum. Bilhassa tarih bilgilerin de, bilgi kirliliğinin çok fazla olduğunu, yalan ve yanlış bilgilerin zihinlerde karmaşaya sebep olduğu görülmektedir.