Allah hakkında çok kitaplar okuduğumuz halde O' nu hiç tanımıyoruz.

Peygamberin tüm hayat ayrıntısını bildiğimiz halde onun gibi yaşamıyoruz.

Çok ibadet ettiğimiz halde değişmiyor-değiştiremiyoruz.

Çok konuşuyor, sadra şifa tek bir kelime söylemiyoruz.

Çok yazıyor, kelimelerin hakkını veremiyoruz.

Çok biliyor ama hiç idrak edemiyoruz.

Her sesi duyuyoruz lakin içimizin feryadını işitemiyoruz.

Çok etkiliyiz, lakin hiç kimseyi ikna edemiyoruz.

Çok güçlüyüz, lakin ne iyilere ne kötülere güç yetiremiyoruz.

Her yerde ve zamanda gülüyor lakin içimizde hep ağlıyoruz.

Bizi alkışlayan bunca kalabalığa rağmen yapa-yalnızız.

Dünya çok kısa olduğu halde zamanımızı hoyratça harcıyoruz.

Soyadımızı taşıyan biyolojik çocuklarımıza rağmen neslimizin kesik olacağından korkuyoruz.

Cehennem bizim için beklediği halde çok rahat yaşıyoruz.

Sabrın tatlı meyvesine rağmen acı emeğine katlanmıyoruz.

Günlük, haftalık, aylık, yıllık planlara rağmen spontane yaşıyoruz.

Çok hızlı koşuyor, bir türlü final ipini göğüsleyemiyoruz.

Uçaklara binip havalanıyor, yükseklere çıkamıyoruz.

Tork ve hızı yüksek arabalara biniyor lakin hiç yol alamıyoruz.

Aklımıza bir sürü şey depoluyor ama her şeyi kolayca unutuyoruz.

Her şeyi-herkesi takip ediyor, hiç kimseden haber alamıyoruz.

İşlemcisi hızlı cihazlarımıza rağmen hiçbir paylaşıma yetişemiyoruz.

Sosyal medyada herkese like koyuyor, gerçekte ise hiç kimseyi beğenmiyoruz.

Birçok çevremize rağmen derdimizi anlatmaya değer kimseyi bulamıyoruz.

Gelişmiş dürbünlerle bakıyor, tüm ayrıntıları gözden kaçırıyoruz.

Büyükşehirlerde yaşıyor, evimizden dışarı çıkamıyoruz.

Dolgun maaşlar alıyor, lakin zor geçiniyoruz.

Çok çaba sarf etmemize rağmen karşılığını alamıyoruz.

Bol sıfırlı paralarımıza rağmen bereketini hissedemiyoruz.

Durumumuzdaki "mutlu hissediyor" a rağmen çok mutsuzuz.

Profilimizi çiçek ve manzara resimlerinden seçtiğimiz halde bahçemizdeki çiçeği koklamıyoruz.

Bunca takipçimize rağmen yapayalnız takılıyoruz.

Bankalar ve modern kurumlardan nefret ettiğimiz halde oralardan hiç çıkmıyoruz.

Sözde bir savaşın içinde değiliz lakin kendimizi barış ve güvende hissetmiyoruz.

Bir bayrağımız ve adımız olacak kadar özgürüz, gel görki hiçbir şeye kendimiz karar veremiyoruz.

Çok güçlüyüz ama çoğu zaman haksızız.

Matematiğimiz iyi lakin sayılar ve sonuçlar sözümüzü dinlemiyor.

İki ile ikiyi topladığımız halde dördü elde edemiyoruz.

İyi oynadığımız halde maçı kazanamıyoruz.

Organize atak yapamadığımız için hep karambolden goller arıyoruz.

Ezberimizin dışında bir soru sorulunca apışıp kalıyoruz.

Tenakuzlarla dolu bir hayat yaşamamıza rağmen tüm dünyaya düzen kurmaya çalışıyoruz.

 

El hâsıl canlıyız lakin yaşamıyoruz.

Bakıyor ama göremiyoruz.

Dokunuyor lakin hissedemiyoruz.

İşitiyor ancak duyamıyoruz.

Hoşlanıyor lakin sevmiyoruz.

Dinliyor ancak anlamıyoruz.

Anlıyor ancak gereğini yapmıyoruz...

 

Selam ve dua ile.