<p>Ak Parti, milyonların umudu ve 12 yıldır ülkeyi yöneten egemen ve tartışmasız tek Parti. Güzel işlere imza attı, iktidarı boyunca halkın temel sorunlarından olan sağlık, eğitim v.b konularda hakikaten sınıf atladığımızı söyleyebilirim.</p><p>Ülkede, vesayet çetelerine, darbe heveslilerine karşı yaptığı mücadele taktire şayandır. Devletin içerisine sızma yapmış paralel yapılarla mücadele ederek, aydınlık bir geleceğe dair umutlanmamıza ve daha özgür düşünmemize katkı sağladı. Çözüm sürecinde, bugüne kadar hiçbir siyasi Parti’nin göze alamadığı riskleri uygulamaya koyarak “gözü kara” bir politika izledi ve başarılı oldu.</p><p>Bütün bunların , bir üçüncü Dünya ülkesi kategorisinde olan, bizim gibi bir ülkede yapılması uzun yıllar planlanan, ama uygulamada hep hayal olarak kalan, bir çok ülkede yaşayan insanların rüyasıdır aslında. Bize bu rüyayı gerçek yapan Cumhurbaşkanımız sayın RTE ye teşekkür etmek ve şükranlarımızı sunmak düşer.</p><p>Buraya kadar olan bölüm madalyonun bir yüzü, medyatik ve bize gösterilen, sürekli vurgulanan ama aslında hakikat olan yüzüdür. Buna hiçbir itirazım ve karşı çıkmışlığım yok benim.</p><p>Birde madalyonun öbür bölümüne bakalım, yani akşam her şey bitip, ateşli taraftarların heyecanlı bir nutuktan sonra eve dönüş vaktinin geldiği zaman! Hani kiminin dolmuşla, kiminin yaya ve kiminin de son model otomobili ile seyir ettiği eve dönüş vaktine.</p><p>Hele birde eve giriş bölümü vardır ki, can yakıcı ve ızdırap verici iken kimine, göz aydınlığı ve bayramdır kimine. Kimi için, güç bela kaynatılmış çorbayı dahi koyarken tabağa gözleri sitem dolu iken hatununun, kimi “ Fransız marka gecelik” ile karşılanır daha kapıdan. Birisi sabahın maişet derdi ile girerken yatağa, biri kumu en sıcak sahili arar internet üzerinden…</p><p>Yüksek rütbeli “alimler” ilahi adalet diyorlar buna! “imtihandır bu, zenginlikte, yoksullukta Allah’tandır” diyorlar bu vaziyete! tefsir bu, yorum kesin. Sus ve sana verilene razı ol yoksa “zındıklardan” olursun!</p><p>Bir soru soracağım var, haydi sorayım “ sevgili hocam, ilahi adalet hırsızlığı da kapsar mı ki? Afrika’nın altınlarını çalıp sömürdükçe semiren zengin Batı’nın ihtişamlı hayatı ilahi adalet mi gerçekte, türlü hile ve desiselerle, ihaleye fesat karıştırıp, devletin malını söğüşlemekte mi ilahi adalettir yoksa? ve yahut dindar insanlardan himmet toplayıp, Amerika’da lüks bir hayat sürmek, bu da ilahi adaletmidir? ya sınav sorularını çalıp, başkasının hakkını yiyerek memur olmak, polis olmak ve yerine geçtiği adam hala işsizlikten bunalıp intihar etmişken, güzel bir hayata merhaba demek te ilahi adaletmidir”? ya da Nasreddin hoca sorsun isterseniz “ hırsızın hiçmi sıçu yok”?</p><p>Aynı kurumda çalışan iki işçiyle konuşuyorum, birsinin adı Ahmet, birisinin ki Mehmet. Aynı işyerinde aynı işleri yapıyorlar, aynı saatte işe gelip aynı saatte işten çıkıyorlar, aynı dili konuşan ve aynı ülkenin iki vatandaşı. Buraya kadar iyi de, bundan sonrası var. Ahmet işe Mehmet’ten iki yıl önce başlamış ve Devleti Aliyyemizin kadrolu sertifikasına sahip iken, Mehmet sözleşmeli olarak çalışmakta. Ahmet yaklaşık mesaileri ve diğer devlet yardımlarını ilaveten ikramiyeleri de hesaplarsak “üç bin” TL maaş almaktadır. Mehmet’e gelince, o halen özel bir şirket tarafından sözleşmeli çalıştığından asgari ücretle yani “sekizyüzelli” TL ye çalışmaktadır. Ama aynı işi yapıyorlar, aynı yerde…Susss zındık, kafir olacaksın şimdi. bak ilahi adalet…seni haaa…</p><p>Beyler, Allah aşkına, sosyal adalet olmayan bir ülkede ilahi adaletten bahsetmek nasıl olur ki? Siz belki çocuklarınızın cebine günlük harçlık olarak verirken bile çocuğunuz dudak büker diye hayıflandığınız bu parayı, bakmakla mükellef olduğu üç çocuğu olan ve mutlu etmekle mükellef olduğu bir karısı olan bir adama verirken hiç utanmıyor musunuz? Belli ki utanacak ar damarı kalmamış sizlerde. Allah’tan haya edin diyeceğim ama bilirim ki siz ondan hiç korkmazsınız!</p><p>28 Şubat sürecinde batmış, iflas etmiş veya mağaradan mevcut atölyeleri olan eski “ milli görüş” çü, yeni “ Ak Partili “davadaş” lar bilirim, dün “ davadaş” olduğunu söyleyen yüreksizler bilirim bugün. Onlar kendilerine bir isim takmışlardı ve bununla övünürlerdi, “zenci Türkler”!</p><p>Oysa, bugün dönekler görüyorum, lüks otolarına umarsızca binip, yolda yürüyen yayaları kahkaha atarak ıslatıp geçen, memlekette yaşayan milyonlarca insanın derdinin üstüne bir buçuk porsiyon “ küşneme” yiyip, “beygir gibi” küşneye, küşneye yatan eski zenci, yeni “ beyaz Türkler” biliyorum ben…Rahata erdiğiniz gün Allah’ı unuttunuz. Hani siz dava adamı idiniz ve tek derdiniz İslam davası idi! Hani siz komşusu açken tok yatan bizden değil diyordunuz! Hani siz “ biz iktidar olduğumuzda, fırat’ ta bir kurt kapsa kuzuyu, vebali bizden sorulur” diyordunuz! Hadi oradan! dönekler! siz, sadece ebedi Ahiret yurdunu, Üç günlük Dünya hayatına satan zavallı yalancılarsınız!</p><p>Şimdi, kimse bana Ak Parti’nin sosyal ve adil bir Parti olduğunu söylemesin. An itibarı ile Ak Parti bir “zenginler kulübü” olmuştur. Sosyal adaletten anladıkları sadece “daha çok kazanma “ özgürlüğünden başka bir şey değildir. Beyler, eşitlik ile adaleti aynı görmek, sadece Emperyalist Batı ve Kapitalist sömürgecilerin ortaya attığı bir kandırmacadır. İslam dininin zekat müessesi dahi, uygulamada eşitlik ilkesini değil “adalet” i gözetir. Elbette kazanma özgürlüğüne sahipsiniz, elbette helal yoldan istediğiniz kadar kazanıp, harcayabilirsiniz buna kimsenin itirazı olamaz. Benim itirazım sosyal dengesizliğe ve bunu hiç te dert etmemenizedir. Hani sizler bize nutuk çekerken hep söylerdiniz ya! o gür sesinizle haykırırdınız ya “ gökten on pul bekleye dursun on kul, bir kula tam dokuz, dokuz kula bir pul, kurt yapmaz bu taksimi, kuzulara şah olsa, yaşasın kefenimin kefili kara borsa”…</p><p>Ben bu sistemi sevmiyorum, ben, dün davadaş gibi görünüp, bugün aristokrat yaşayan sefillerden nefret ediyorum ve ben ülkemde milyonlarca işçinin emeğini, özel şirketler kurdurup bazı kimselere haksız kazanç sağlayarak sömüren çıkar perest yalakaları bünyesinde barındıran, sosyal adalet için bugüne kadar hiçbir gayret göstermeyen ve zenginler kulübü gibi çalışan Ak Parti’yi sevmiyorum.. Eğer sizin sosyal adaletiniz bu ise, evet ben, işte onun içine TÜKÜRÜYORUM…</p>