Yeni Zelanda da camiye saldırıdan sonra şehit olan Müslümanlar için vicdan sahibi herkes üzüldü ve gözyaşları döktü.
Yeni Zelanda Başbakanı Jacinda Ardern de bunlardan biridir. Bayan başbakanın bu olaydan sonra gösterdiği büyük tepki, kısmen de olsa Müslümanları teselli etti.
Değişik platformlarda defalarca üzgün olduğunu söyleyerek özür dileyen başbakanın, şehitlerin eşlerine sarılarak gözyaşı dökmesi samimiyetini gösteriyordu.
Yeni Zelanda meclisinde Müslüman bir görevlinin kuran okuması ve başbakanın meclis konuşmasına esselemüaleyküm sözleriyle başlaması da orada yaşayan Müslümanlar açısından önemliydi.
Ve başbakanın mecliste terörist için söyledikleri sözler de yine takdire şayandı.
Başbakan şöyle diyordu:
-“O bir suçlu, o bir terörist, o bir ırkçı ve tanınmak istiyordu ama bunu ona vermeyeceğiz. Bizden hiçbir şey alamayacak, ismini bile.
Onu isimsiz bırakacağız. Beni bu kişinin isminden bahsederken duyamayacaksınız. Can alan adamın değil, can verenlerin ismini zikredeceğiz. “
Yine basından takip ettiğimizde, bu teröristin ailesinin de yapılanlardan dolayı kendilerini sorumlu hissettiklerini söylemeleri ve mahcubiyetlerinden dolayı evden dışarı çıkmaya utandıklarını bildirmeleri yine önemlidir.
O bölgede yaşayanlar arasında bu teröristi haklı göstermek isteyenler de yok değildi.
Bir vekilin kamera karşısına geçerek bu konuyu göçmenlere karşı bir tepki olarak söylemesi, hem kendi halkından hem de tüm vicdan sahibi insanlardan tepki gördü.
Çünkü bu teröristte, Yeni Zelanda vatandaşı değildi.
Bu politikacının konuşmalarına tahammül edemeyen bir gencin, politikacının kafasında yumurta kırarak tepki göstermesi de yine vicdanlı insanların varlığını gösteriyordu.
BUNDAN SONRA NE YAPILMALI
Bu olay insanların düşünceleri, inançları ne olursa olsun güvence altında olması gerektiğini ve yine bu dünyada birbirlerine zarar vermeden, farklılıklara tahammül ederek yaşamaları gerektiğini gösteren bir gerçektir.
Müslümanlar olarak ta dünyadaki olumsuz izlenimi silmemiz açısından önemli bir durumdur. Müslüman âleminin sağduyuyla hareket etmesi, Yeni Zelanda hükümetinin yaptıklarına bakarak samimiyetine güvenmesi ve hukuki sonucu beklemeleri doğru olacaktır.
Şu ana kadar bakıldığında bu olay, ferdi yapılan bir terör faaliyeti olduğu izlenimi veriyor.
Gelişmeleri önümüzdeki günlerde takip edeceğiz.
Fakat bilhassa politikacıların toplumu gerecek sözlerden uzak durmaları gerekiyor.
Çünkü bir kısım insanlar olaylara, kendi fikirlerinden çok, politikacıların gözüyle bakıyor.
Onların bu tür olayları iç siyasi malzeme haline dönüştürmeleri, cahil birçok kişiyi yanlış yapmaya, intikam almaya götürebilir.
Bu olay Müslümanlar olarak hepimizi çok üzdü. Şehitler için gözyaşlarımızı tutamadık.
Keşke bu olay olmasaydı ve bu kardeşlerimiz hayatını kaybetmeseydi. Fakat kaderin önüne geçilmiyor.
Hayatını kaybeden kardeşlerimiz şehitlik makamına ulaşmışlardır. Onlara Allahtan rahmet diliyor, yaralı olarak kurtulan kardeşlerime de şifalar diliyorum. Hepimizin başı sağ olsun…