ADALET

Hazreti ömerin "Adalet mülkün temelidir sözü " tarihe mal olmuştur. Bu söz çağlar üstüdür. Adaleti, her zaman önüne koyan ve pusulası adalet olan bir devlet, kurum veya şahıs, hataya düşmez, doğru yoldan ayrılmaz.

Adalet ve mülk ne demektir ona bir bakalım. Adalet, hakkın gözetilmesi ve yerine getirilmesi anlamına gelir. Eski Yunan düşünür Platon’a göre adalet en yüce erdemlerden biri, insanın ve devletin temel davranış kuralıdır.

Adalet kavramı temel olarak, hukuk kurallarına uygunluğu içerir. İnsanların toplum içindeki davranışlarıyla ilgili olduğundan ahlak ve din kurallarıyla da ilişkilidir ve tarih boyunca tartışmalı bir alan olmuştur

Adalet konusu bana göre sana göre diye şekilleniyor. Bunun bir kıstası olması gerekiyor. Bulunduğumuz ülkeler farklı, Kanunlar ve hukuk farklı olabilir. Haklının, adaletin ortaya çıkarılması için burada özgürce düşünebilen, vicdan sahibi hakimlere ihtiyaç vardır.

"Ey mü'minler! Adaleti tam yerine getirerek Allah için şahitlik edenler olun. Bir topluluğa karşı duyduğunuz kin, sizi adaletten saptırmasın. Âdil olun. Adalet takvaya daha yakındır..." (Mâide,8; Nisâ,135)

Mülk ise sahiplik anlamına geldiği gibi, burada, devlet anlamına gelmektedir. Adaletsiz bir devlet temelsizdir, yıkılmaya mahkumdur. Devlet kurumlarında ehliyetli, liyakatli,ve tarafsız insanların görevde olması gerekir. Görevini doğru yapan, kendini değilde devletin, hakkını ve bekasını düşünenler, bu devleti geliştireceklerdir.

HAK'KIN İKTİDARI

  1. İslamoğlu bir dergideki yazısında "Adalet devletin imanıdır der ve bunu şöyle açıklar. Güç ve kuvvet bir iktidarın meşruiyetini belirlemez. “Kim iktidardır?” sorusunun cevabı “Kuvvet sahibi iktidardır” ise, orada hakkın iktidarından değil de gücün iktidarından söz edilebilir. İktidarını gücüne borçlu olan her iktidar zulüm üretir.

Vahyin bütünü göz önüne alındığında, meşru bir iktidarın temelinin şunlar olduğu görülür:

  1. Hakikat (tevhid).
  2. Adalet.
  3. Merhamet.
  4. Ehliyet.
  5. Meşveret.

İslam âlimlerinin dilinde “Devlet küfürle değil, zulümle yıkılır” sözü, bir mütearife haline gelmiştir. Allah Rasulü aleyhissalatu vesselam’dan, Bir saat, adaletle hükmetmenin 70 yıllık nafile ibadete bedel olduğuna dair haberler gelmiştir. Bu, yeryüzünün en eskimez hikmeti olan ve Hz. Ömer’in yönetim felsefesi olarak uyguladığı “Adalet mülkün/devletin temelidir” sözünü tasdik eden bir rivayettir.

Vahiyle inşa olmuş akıllar, dünya tarihinde adaletin en güzel örneğini sergilemişlerdir. İşte bir örnek:

Ali b. Ebi Talib bir Yahudi ile davalıdır. Hz. Ömer’in huzurunda mahkemeleşirler. Ali hayli rahatsız gözükmektedir. Ömer zanneder ki, onun bu sıkıntısı hasmı olan Yahudi ile yan yana hâkim huzuruna çıkmaktan kaynaklanıyor. Ali rahatsızlığının sebebini merak eden Ömer’e şu açıklamayı yapar: Hâkimlik yapan Ömer hasmı olan Yahudi’ye ismiyle hitap ettiği halde kendisine künyesiyle hitap etmiştir. Birine künyesiyle hitap Araplarda onun üstünlüğünü ve şerefini gösterir. Bu eşitsizlik ise adalete aykırıdır. Hz. Ali’yi rahatsız eden de hâkimin bu eşit olmayan davranışıdır. "     M. İslamoğlu

ADALET YERİNİ BULMALIDIR

15 Temmuz'dan sonra tüm Türkiyede olduğu gibi şehrimizde de açığa alınanlar, ihraç edilenler oldu. 248 Kişinin şehit olması ve 3 bin kişiye yakın yaralılara sebep olan bu kişilerin cezalandırılması mutlaka olması gereken bir vecibedir. Kolluk kuvvetlerinin bu çalışmalarında bu grupla ilgisi olmayan bir çok kişi de maalesef bu cezaya çarptırıldılar. Bu konuda hataya mahal vermemek, vebal altında kalmamak için, araştırmaların daha dikkatli olması, bu gruptan olmayanların görevlerine iade edilmesi gerekir. Bu bir kişide olsa adalet yerini bulmalıdır. Bu adalete daha uygun olacaktır.     Dua ile