Ülkemizde İslam karşıtı bir kesim var. Bu grubun işlerinden en önemlisi, İslam adına yapılmak istenenlere ( ne olduğuna bakmadan) karşı çıkmaktır.
Hükümetin son aldığı doğru kararlardan biri de, müftülere nikâh kıyma yetkisi verilmesiydi. Fakat yetki tamamen müftülüğe verilmedi.
Burada şunu gözden kaçırmayalım. Vatandaşlar isterlerse nikâhlarının kıyılması için belediyeye başvuracaklar, isterlerse müftülüğe giderek nikâhlarını kıydıracaklar.
İSLAMDA RESMİ NİKÂH VE İMAM NİKÂHI AYRIMIDIR
Eskiden beri belediyeler de nikâh kıyma görevi, başkanın görevi olmasına rağmen, başkan adına seçilen, herhangi bir memura veriliyordu.
Çoğunlukla ehil olmayan bu memur, nikâh gibi kıymetli bir görevi samimiyetle, ihlâsla kıyması gerekirken, sıradan bir iş olarak görüyordu.
Bırakın bu memurun ehil olmasını, nikâh kıyarken, memurun sarhoş olduğuna, defalarca şahit olan arkadaşlarımız olmuştur.
Halkımız ise görevli nikâh memuruna güvenmedikleri için, imamlara giderek nikâhlarını tekrar kıydırırlardı.
Yoksa nikâhın resmi veya dini olarak ayrıştırılması yanlıştır. Bir müslümanın hayatındaki en önemli eylemlerinden biri olan ve efendimizin hadisinde geçen, “evlenen dininin yarısını tamamlar” sözüne kıymet vermesi neticesinde, yapması gereken de bu değilmidir?
Bu kanun uygulanmaya başladığında bunu hep beraber göreceğiz. Halkımızın büyük çoğunluğu, tereddütlerden kurtulmak için, müftülüğün nikâhını tercih edecek ve ikinci bir nikâh kıydırmak zorunda kalmayacaklardır.
Bu kararı hiç düşünmeyen bazı kesimler, nedenselliğini tartışmadan laiklik elden gidiyor diyerek bu karara karşı çıktıları gibi, islami okulların açılmasına da karşı çıkmışlardı.
Geçmişte de din görevlilerinin yetişmesi için açılan imam hatipler, yine bu ve benzer kesim tarafından engellenmeye çalışılmıştı.
Bu grup İslam’ın gelişmesini engellemek için, her ortamda seslerini yükseltiyor, yapılanlar ne kadar olumlu da olsa, engellemeye çalışıyorlardı.
Yine onlar, yapmış olduklarıyla algı oluşturuyor, insanlara baskı yapıyor, ortamı gererek yaygara koparıyorlardı. .
LAİK İNSANLARINDA DİN GÖREVLİLERİNE İHTİYACI VARDIR
Kendilerini laik olarak gören bir insanın da (din görevlilerine) hocalara ihtiyacı vardır.
Bu yaygara çıkaran insanların geçmişte, çocuklarının veya yakınlarının düğünlerinde resmi nikâhın yanı sıra, imam nikâhı kıymak için veya cenazesi olduğunda yine cenazeyi yıkamak ve defnetmek için hoca aradıklarına şahit olmuşuzdur.
O hocalarımızın, görevlerini sadakatle yaptıklarını ve bu devletin resmi memuru oldukları için, tüm vatandaşlarımıza, hangi düşüncede olsalar da, laikliği dinsizlik olarak kullanarak yaygara koparsalar da, görevlerini yerine getirdiklerini görmüşüzdür.
Çünkü o hocalarımız, Hz. Peygamberin varisleridirler. Müslümanları dini ve manevi konularda bilgilendirirler, yanlış yapmalarına engel olurlar.
Bizler kuran ve sünnet doğrultusunda yaşamayı kendimize şiar edinmeliyiz. Kınayıcının kınamasından korkmadan, Efendimiz s.a.v. söylediği gibi, doğru, güzel yapılanları desteklemeli, yanlışlara sahip çıkmamalı, yanlış yaptıklarında ise, yapanları uyarmalı, hayra, güzelliğe ve hakka yöneltmeliyiz. Dua ile.