İslam, insanları doğruya götüren, hatalarını engelleyen, iki cihanda saadete, mutluluğa, götüren gerçek dindir.
İslam bir bütündür. Kurallarının tamamı uygulanması gerekir. Bir kısmının uygulanmaması, islam inancını bozar ve huzursuzluğa yol açar. İslamın kurallarının müslümanların faydasına olduğu da hepimizce malumdur.
Bu yazımda kuranın yasakladığı kurallardan (haramlardan) biri olan, faiz konusuna değinmeye çalışacağım. Faiz dinimizce (Ayet ve hadislerle) kesin olarak yasaklanmıştır. Fakat günümüzde, krediler hayatımıza o kadar fazla girmiş durumda ki, neredeyse kredilere bulaşmayanımız kalmamış durumda. İstatistikler bu illetin ne kadar içinde olduğumuzu ve böyle giderse faizsiz bir yaşamın dışına çıkmanın mümkün olmadığını gösteriyor.
Türkiye kredi istatistikleri
27 milyon civarında kredilere borçluyuz
Türkiye Bankalar Birliği verilerine göre yılın ikinci çeyreğinde kullandırılan kredi türleri içerisinde yüzde 51 ile ihtiyaç kredisi ilk sırada yer aldı. Onu % 32 ile konut ve % 6 ile taşıt kredileri izledi. Bu dönemde 2 milyon 321 bin 601 kişi 27 milyar liralık ihtiyaç kredisi, 198 bin 34 kişi 16,9 milyar liralık konut kredisi, 62 bin 330 kişi de 3,4 milyar liralık taşıt kredisi kullandı.
Bir önceki yıla göre yüzde 120 artış var. Bir önceki yılın aynı dönemine göre taşıt kredileri yüzde 120, konut kredileri yüzde 148, ihtiyaç kredileri ise yüzde 57 oranında arttı.
Kredi kartları
Bankalar arası kart merkezi BKM verilerine göre, Türkiye'de geçen yılın mart ayı sonu itibarıyla banka kartı sayısı bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 6 artarak 102 milyondan 108 milyona yükseldi. Aynı dönemde kredi kartı sayısı da 200 bin adet artarak 58 milyon ile tarihinin en yüksek seviyesine ulaştı.
Vatandaşın borçla büyük imtihanı
Halen Türkiye’de 26,4 milyon sade vatandaşın banka gibi finansal kurumlara 428 milyar liralık bireysel kredi ve kredi kartı borcu var. Kişi başına ortalama borç ise 16 bin lirayı geçiyor. Ayrıca hanehalkı borçlarının varlıklarına oranı yüzde 50 düzeyinde.
Bu kadar yüksek rakam borç nasıl oldu
2003-2010 yılları arasında dünyadaki para bolluğundan bizler de faydalandık. Bankalarımız çok ucuz maliyet ile yurtdışından borçlandılar, bu paraları ülkemizin iş adamına, KOBİ'sine ve biz sıradan vatandaşlarına sattılar. Hatta iş o kadar çığırından çıktı ki; alışveriş merkezlerinde kredi kartı stantları kuruldu, 1 kişi 10 ayrı bankadan kredi kartı alabildi.
Bankalar “T.C. numaranı … Msj at, 15 dakikaya kredin hazır” reklamları bile yaptı. Öyle bir ortam yaratıldı ki, tüketici kolay borçlandı ve bu borçları geri ödemeyeceği duygusuna kapıldı..
Faize bakışımız
Burada önemli olan insanımızın, bankalardan alınan bu kredilere bakışıdır. Alınan bu kredilerin ne kadarı gerçekten ihtiyaçtır, zaruridir. Bir müslüman krediye başvurabilir mi, yada hangi durumlarda krediye başvurmalıdır, bu konuya bir açıklık getirmek gerekiyor.
Bu konuda Türkiyede genel kabul gören hocalarımızdan Prof. Hayreddin Karaman hocamın yaklaşımına beraber bakalım. Hayreddin hocam, bütün kapıların denenmesi gerektiğini, bir çıkar yol bulunamadığında krediye başvurulabilineceğini, fakat keyfi olarak, ileriye dönük ölü yatırım olarak veye daha iyi bir yaşam standartı için olmaması gerektiğini söylüyor. Buna çözüm üretmeyen yetkililerin de bu konuda sorumluluğunun büyük olduğunu bildiriyor.
"Türkiye'de bu ortamda verilen mesken ve araç kredilerini almanın caiz olması şu şartlara bağlıdır:
1. Verilenin teşvik kredisi olması lazım. (faiz yoluyla paradan para kazanılmaması gerekir)
2. Eğer reel faiz ihtiva ediyorsa, alanın buna gerçek manada muhtaç olması ve ihtiyacını başka bir kaynaktan aynı şartlarda karşılama imkanından mahrum bulunması.
Bir insan kendisinin, ailesinin ihtiyacı sebebiyle veya işi bunsuz yürümediği için bir arabaya, meskene, işyerine muhtaç olabilir.
Bunları almak için yeterli parası yoktur, sermayeden ayırsa yalnızca karı azalacak değil işi yürümez hale gelecektir, faizsiz olarak kredi alacağı bir kaynak yoktur, kiralama veya murabaha (vade farkıyla satın alma) yöntemleriyle almaya kalkışsa arada önemli bir fiyat farkı bulunmaktadır. İşte bu gibi durumlarda Iüks olan arzusunu değil, mübrem, mutlaka gerekli olan, olmazsa rahatsız edici, zarar verici olan, ihtiyacını gidermek için faizli kredi alabilir."
Faiz günümüzün en çok zarar veren unsurlarından biridir. Mümkün olduğu kadar krediden uzak olmak ve elimizdekiler ile yetinmemiz bizim hayrımıza olacak gibi. Dua ile